653 Kayıt Bulundu.
Bize Musa b. İsmail, ona Abdülaziz b. Abdullah b. Ebu Seleme, ona Abdullah b. Dinar, ona Ebû Salih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Biriniz hapşırdığı zaman elhamdülillahi alâ külli hâl/Her halim için Allah'a (cc) hamd olsun desin. (Onu duyan) kardeşi yahut arkadaşı da yerhamükallah/Allah (cc) seni bağışlasın desin. Hapşıran da buna mukabil yehdîkümüllahu ve yüslihu bâleküm/Allah (cc) sizi hidayetten ayırmasın ve halinizi İslam'a uygun eylesin desin."
Bize Ali b. Hucr, ona Hikl b. Ziyâd, ona Evzâî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Ebu İbrahim el-Eşhelî, ona da babası şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) cenaze namazı kıldığı zaman şöyle dua ederdi: Allah’ım! Dirimizi ölümüzü, burada olanımızı olmayanımızı, küçüğümüzü büyüğümüzü, erkeğimizi dişimizi, hepsini affet." [Hadisin râvilerinden Yahya şöyle demiştir: Bu hadisi bana Ebu Seleme b. Abdurrahman, Ebu Hureyre’den, o da Nebî'den (sav) şu ilave lafızlarla nakletmiştir: 'Allah’ım! Bizden yaşamasını dilediğin kimseleri İslam üzere yaşat, ölmesini dilediğin kimseyi de imanla öldür.' Tirmizî, bu konuda Abdurrahman b. Avf, Âişe, Ebu Katâde, Avf b. Malik ve Câbir’den de hadis rivayet edildiğini söylemiştir. Tirmizî ayrıca Ebu İbrahim’in babasından rivayet ettiği hadisin hasen sahih olduğunu belirtmiştir. Hişâm ed-Destüvâî ve Ali b. Mübarek bu hadisi, Yahya b. Ebu Kesir’den, o Ebu Seleme b. Abdurrahman’dan, o da Hz. Peygamber'den (sav) mürsel olarak rivayet etmişlerdir. İkrime b. Ammâr da Yahya b. Ebu Kesir’den, o Ebu Seleme’den, o Âişe’den aynı hadisi (müsned olarak) rivayet etmiştir. Ancak İkrime b. Ammâr'ın hadisi şâzdır (güvenilir râvilerin hadislerine muhaliftir). Zira İkrime, Yahya'dan naklettiği hadislerde bazen vehme kapılarak yanılırdı. Bu hadis aynı şekilde Yahya b. Ebu Kesir'den, o Abdullah b. Ebu Katâde'den, o babasından, o da Nebî'den (sav) rivayet edilmiştir. Tirmizî, Muhammed (Buhârî)'den duyduğuma göre o 'Bu konudaki rivayetlerin en sahihi, Yahya b. Ebu Kesir’in, Ebu İbrahim el-Eşhelî’den onun da babasından yaptığı rivayettir demiştir. Buhârî'ye Ebu İbrahim’in isminin ne olduğunu sordum, ama bilemedi.]
Bize Kuteybe, ona Yakub b. Abdurrahman el-İskenderânî, ona Süheyl b. Ebu Salih, ona babası (Ebu Salih es-Semmân), ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah, her gece, ilk üçte birlik (zaman dilimi) geçince dünya semâsına tenezzül eder ve “gerçek hükümdar ve melik benim. Yok mu dua eden, onun duasını kabul edeyim! Yok mu benden isteyen, ona isteğini vereyim! Yok mu benden af dileyen, onu affedeyim” buyurur. Bu durum, fecir doğana dek devam eder." [Bu konuda Ali b. Ebu Tâlib, Ebu Said, Rifâ'a el-Cühenî, Cübeyr b. Mut'im, İbn Mesud, Ebu Derdâ ve Osman b. Ebu Âs'tan da hadis rivayet edilmiştir. Ebu İsa der ki: Ebu Hureyre hadisi, hasen-sahih bir hadistir. Bu hadis, Ebu Hureyre vasıtasıyla Nebî'den (sav) pek çok tarik ile nakledilmiştir. Hz. Peygamber'den (sav), "Allah (ac), gecenin son üçte biri kaldığında (dünya semâsına) tenezzül eder" şeklinde de nakledilmiştir ki bu, rivayetlerin en sahihidir]
Bize Müsedded, ona Hüşeym, ona Ya'la b. Ata, ona Amr b. Âsım, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Ebu Bekir (ra), “Ey Allah'ın Rasulü! Bana öyle kelimeler öğret ki, sabah akşam onları söyleyeyim” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber "Sabahleyin, akşamleyin ve gece yatağa uzandığında şu duayı oku" buyurdu: "Allah'ım ey göklerin ve yerin yaratıcısı, gayb ve şahit aleminin yaratıcısı, her şeyin rabbi ve meliki, şehadet ederim ki senden başka ilah yoktur. Nefsimin ve şeytanın şerrinden ve şeytanın şirkinden (ortak koşmaya sevk etmesinden) sana sığınırım."
Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb, ona Süheyl, ona babası, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) sabaha çıkınca 'Allah'ım! Sabaha da akşama da senin sayende ulaşırız. Senin emrinle yaşar, senin emrinle ölürüz. Huzurunda toplanacağımız da sensin' duasını ederdi. Akşam olunca da 'Allah'ım! Sayende akşama ulaştık. Senin emrinle yaşar, senin emrinle ölürüz. Huzurunda toplanacağımız da sensin' duasını yapardı."
Bize Ahmed b. Salih, ona Abdullah b. Vehb, ona Süleyman b. Bilal, ona Süheyl b. Ebu Salih, ona babası, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) yolculukta iken, seher vaktinde şöyle dua ederdi: Nimetinden ve bizi tabi tuttuğu güzel imtihanından dolayı Allah'a (olan) hamdimizi duyan duymaktadır. Allah'ım! Bizi yalnız bırakma, bize nimetlerini bolca ver. Cehennemden sana sığınıyorum Allah'ım!"
Bize Muhammed b. Minhal, ona Yezid b. Zürey, ona Ravh b. Kasım, ona Süheyl, ona Sümey, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabah ve akşam yüz defa 'Subhanallahi'l-azîm ve bi-hamdihi' derse, yaratılmışlardan hiçbiri onun elde ettiği mükafatı elde edemez."
Bize Yahya, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Said ve Ebu Seleme, o ikisine de Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir. "İmam, âmin dediğinde siz de âmin deyiniz. Kimin âmin demesi meleklerin âmin demesine denk düşerse işlemiş olduğu günahları affedilir." [İbn Şihâb, Hz Peygamber'in de (imam olduğu halde) âmin dediğini nakletmiştir.]
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Said b. Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, o ikisine de Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir. "İmam, âmin dediğinde siz de âmin deyiniz. Kimin âmin demesi meleklerin âmin demesine denk düşerse işlemiş olduğu günahları affedilir." [İbn Şihâb, Hz Peygamber'in de (imam olduğu halde) âmin dediğini nakletmiştir.]