345 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdullah b. Nümeyr, ona Zekeriya, ona Firâs, ona Amir, ona Mesruk, ona da Aişe şöyle demiştir: "Peygamber'in (sav) eşleri O'nun yanında toplandı ve oraya gelmeyen kalmadı. Biraz sonra Fâtıma (r.anha) geldi. Onun yürüyüşü, sanki Rasulullah'ın (sav) yürüyüşü idi. (Hasta yatan) Peygamber (sav) 'Merhaba kızım' buyurdu, sonra onu soluna oturttu. Daha sonra, ona gizli bir şey söyledi Fâtıma ağladı. Daha sonra yine onunla gizli bir şey konuştu. Bu defa Fâtıma güldü. Ben Fâtıma'ya 'Seni ağlatan nedir?' diye sordum. O 'Ben Rasulullah'ın (sav) sırrını ifşa edemem' diye cevap verdi. Ben 'Bugün (gördüğüm) gibi hiçbir zaman bir üzüntüyle sevinci böyle yan yana görmedim' dedim. Fâtıma ağladığı zaman ben Ona 'Rasulullah (sav) bizden ayrı olarak sana özel bir şey mi söyledi ki bunun üzerine ağlıyorsun?' diyerek ne söylediğini Fâtıma'ya sordum. Fâtıma 'Ben Rasulullah'ın (sav) sırrını ifşa edecek değilim' dedi. Nihayet Peygamber (sav) vefat edince, ne söylediğini Fâtıma'ya sordum. Dedi ki: O, her yıl Cebrail'in kendisiyle bir defa Kur'an'ı mukabele ettiğini bu yıl iki defa mukabele ettiğini bana anlatıyordu. 'Ecelimin yaklaştığını sanıyorum. Benim ev halkımdan bana iltihak edecek ilk kişi sensin. Ben senin için ne güzel selefim' buyurdu. Bunun üzerine ağladım. Sonra bana gizli olarak 'Sen Müminlerin kadınlarının veya bu ümmetin kadınlarının büyüğü olmana razı olmaz mısın?' buyurdu. Ben bunun için güldüm."
Bize Ebu Rabî ez-Zehrânî, ona Hammâd b. Zeyd; (T) Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine İbn Nümeyr; (T) Bize İbn Nümeyr, ona babası; onların hepsine Hişâm b. Urve, ona da babası, Âişe'nin önceki hadisinin benzerini şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah hastalanmıştı. Ashâbından bazı kimseler de onu ziyaret etmek üzere huzuruna girdiler. Hz. Peygamber (sav) namazını oturarak kıldı. Gelen ziyaretçiler de ayakta ona uydular. Rasulullah (sav) onlara oturmalarını işaret etti, onlar da oturdular. Allah Rasulü (sav) namazını bitirince 'İmam ancak kendisine uyulmak için öne geçirilir. O rükua eğilince siz de eğilin, rükudan kalkınca siz de kalkın. Oturarak kılınca siz de namazınızı (ona uyarak) oturarak kılın' buyurdu."
Açıklama: tercümeye bakmak lazım
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abde b. Süleyman, ona Hişâm, ona da babası, Âişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber hastalanmıştı. Bu nedenle ashabından bazıları onu ziyaret etmek için huzuruna girdiler. Bir süre sonra Rasulullah (sav) oturarak namaz kıldı. Onlar da ayakta kendisine uyarak namazlarını kılmaya başladılar. Hz. Peygamber (sav) onlara oturmalarını işaret etti, onlar da oturdular. Namazdan çıkınca 'İmam ancak kendisine uyulmak için öne geçirilir. Dolayısı ile o rüku ettiği zaman siz de rüku edin, rükudan kalktığında siz de kalkın. İmam oturarak kılarsa, siz de namazınızı oturarak kılınız' buyurdu."
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys; (T) Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys, ona da Ebu Zübeyr, Cabir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) hastalanmıştı. Biz de arkasında namaza durduk. Hz. Peygamber (sav) oturuyor, Ebu Bekir de aldığı tekbirleri cemaate duyuruyordu. Rasulullah (sav) bir ara bize baktı ve namazı ayakta kıldığımızı görünce, hemen bize oturmamızı işaret etti, biz de oturduk ve namazımızı ona uyarak oturduğumuz yerden kıldık. Selam verince şöyle buyurdu: 'Demin hemen hemen, kralları otururken ayakta onların başında duran İranlılar ve Bizanslıların yaptığı gibi yapıyordunuz. Böyle yapmayın. İmamlarınıza uyun. Şayet İmam ayakta kılarsa siz de ayakta kılın, oturarak kılarsa siz de namazınızı oturarak kılın'."
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya, ona Hişâm, ona da babası, Âişe’nin şöyle anlattığını rivayet etmiştir: "Hastalığı sırasında bazı kimseler Hz. Peygamber’i (sav) ziyaret etmek üzere yanına geldiler. Hz. Peygamber (sav) onlara oturarak namaz kıldırdı, onlar da ayakta dikilerek ona uydular ve namaza başladılar. Hz. Peygamber (sav) hemen onlara 'Oturunuz' diye işaret etti. Namazı bitirince de 'İmama uymak gerekir. O, rükuya eğildiğinde siz de rüku yapınız. Rükudan kalktığında siz de başınızı kaldırınız. İmam oturarak namaz kılıyorsa siz de namazınızı oturarak kılınız' buyurdu." [Ebu Abdullah el-Buhari, (hocası) Humeydî’nin şöyle dediğini nakletmiştir: Bu hadis mensûhtur. Çünkü Hz. Peygamber'in (sav) son kıldırdığı namazda, kendisi oturarak, cemaat ise arkasında ayakta dikilerek namazlarını kılmışlardır.]