Giriş

Bize Ahmed b. Halid, ona Muhammed b. İshak, ona Muhammed b. Yahya b. Habban, ona da Abdullah b. Abdullah b. Ömer rivayet ettiğine göre Muhammed b. Yahya der ki: "Abdullah b. Abdullah b. Ömer'e 'Sence İbn Ömer, abdesti olsa da olmasa da her namaz için neden abdest almıştır?' diye sordum. o da şöyle cevap verdi: 'Esma bt. Zeyd b. el-Hattab'ın, Abdullah b. Hanzala b. Ebu Âmir'den rivayet ettiğine göre: Rasulullah (sav) ister abdestli olsun ister abdestsiz olsun her bir namaz için abdest almakla emrolunmuştu. Bunu yapmak ona ağır gelince her namaz için misvak kullanmakla emrolundu. İbn Ömer ise buna gücünün yeteceğini düşünüyordu. Bundan dolayı her bir namaz için abdest almayı terk etmemiştir.'"


Açıklama: Rivayette yer alan soruyu kimin kime sorduğu metinden tam olarak anlaşılamamaktadır. Dârimî şarihi el-Ğamrî'nin verdiği bilgi esas alınarak soruyu soran kişi "Muhammed b. Yahya b. Habban" şeklinde; kendisine soru sorulan kişi de "Abdullah b. Abdullah b. Ömer" şeklinde tercümeye yansıtılmıştır. Bk. Nebîl b. Hâşim b. Abdullah el-Ğamrî, Fethu’l-mennân şerhu’l-müsnedi’l-câmi', IV, 57.

    Öneri Formu
38769 DM000684 Darimi, Taharet, 3

Bize Süveyd b. Saîd, ona Şerik [b. Abdullah b. Haris], ona Amr b. Âmir, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) her namaz için abdest alırdı. Biz ise bütün namazları tek bir abdestle kılardık."


    Öneri Formu
9875 İM000509 İbn Mâce, Tahâret, 72

Bize Muhammed b. Yahya [ez-Zühlî], ona Abdullah b. Yezid el-Mukrî, ona Abdurrahman b. Ziyâd, ona da Ebu Ğutayf el-Hüzelî şöyle demiştir: "Mescitteki meclisinde Abdullah b. Ömer b. Hattab'ı dinliyordum. Abdullah namaz vakti girdiğinde kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Sonra meclisine geri döndü. İkindi namazı vakti girdiğinde tekrar kalktı, yine abdest alıp namaz kıldı ve meclisine geri döndü. Akşam namazı vakti girdiğinde yine kalktı, tekrar abdest alıp namaz kıldı ve meclisine geri döndü. Ben kendisine 'Allah seni salih bir kul eylesin, her namaz için abdest almak farz mı yoksa sünnet mi?' diye sordum. O da bana 'Benim yaptıklarımı fark mı ettin?' dedi. Ben de 'Evet' dedim. Bunun üzerine "Hayır! Eğer sabah namazı için bir abdest almış olsam, abdestimi bozmadığım sürece bütün namazlarımı o abdestle kılabilirdim. Ancak ben Rasulullah'ı (sav) 'Kim abdestli olduğu halde yeniden abdest alırsa ona on sevap vardır' derken işitmiştim. İşte bu sevapları elde etmek istedim' dedi.


    Öneri Formu
9878 İM000512 İbn Mâce, Tahâret, 73

Bize Yahya b. Bişr, ona el-Velid b. Müslim, ona İbn Sevbân, ona Hassan b. Atıyye, ona da Ebû Kebşe es-Selûlî’nin anlattığına göre, Rasûlullah (sav) azatlısı Sevban’ın, Rasûllullah (sav) şöyle buyurdu dediğini işitti: “İşlerinizde orta yolu tutunuz, aşırılıktan kaçınınız. Amellerinizin en hayırlısı da namazdır. Abdeste de ancak mümin kimse gereğince dikkat ve özen gösterir.”


    Öneri Formu
38767 DM000682 Darimi, Taharet, 2

Bize Abdüssamed b. Abdülvâris, ona Şu‘be, ona Mes'ûd b. Ali, ona da İkrime'nin rivayet ettiğine göre: Sa‘d (b. Ebî Vakkas) bütün namazları tek bir abdestle kılardı. Hz. Ali ise her namaz için abdest alır ve "Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü ve ellerinizi... yıkayın" (Maide 5/6) meâlindeki ayeti okurdu.


    Öneri Formu
38768 DM000683 Darimi, Taharet, 3


    Öneri Formu
21558 N000421 Nesai, Gusül ve Teyemmüm, 17


    Öneri Formu
100748 MŞ001793 Musannef-i İbn Ebi Şeybe, Taharat, 204

Bize Ebû Abdullah el-Hâfız, ona Ebû’n-Nadr el-Fakîh, ona Muhammed b. Eyyûb, ona İsmail b. Ebû Üveys, ona da Mâlik rivâyet etti. (T) Yine bize Ebû Ahmed Abdullah b. Muhammed b. el-Hasan el-Mihrecânî, ona Ebû Bekir Muhammed b. Cafer el-Müzekkî, ona Muhammed b. İbrahim el-Bûşencî, ona İbn Bükeyr, ona Mâlik, ona el-Alâ b. Abdurrahman, ona da babası, Ebû Hureyre'den (ra.) şöyle rivayet etti: Rasûlullah (sav.) mezarlığa gitti ve şöyle dua etti: “Selam size ey mü’minler topluluğunun yurdu. İnşallah biz de yakındah sizlere kavuşacağız. Keşke kardeşlerimizi de görseydim.” buyurdu. “- Ey Allah'ın rasûlü, biz senin kardeşlerin değil miyiz?” diye sordular. Şu cevabı verdi: “- Aksine siz benim ashâbımsınız (dostlarımsınız). Kardeşlerimiz ise henüz (dünyaya) gelmediler, daha sonra gelecekler. Ben onları Havuz’umun başında bekleyeceğim.” “- Ey Allah'ın rasûlü! Ümmetinden bilahare dünyaya gelecek olan insanları nasıl tanıyacaksın?” diye sordular. Hz. Peygamber (sav) şöyle cevap verdi: “- Siyah ve duru at sürüsü içinde bir adamın sakar ve sekili bir atı bulunsa, bu adam kendi atını tanımaz mı?" "- Tanır, ey Allah'ın rasûlü" dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şunları söyledi: "- Kıyâmet gününde onlar abdest azalarının parlaklığından dolayı sakar ve sekili atlar gibi mahşere gelecekler. Ben da Havuz başına onlardan önce gideceğim ve orada onları bekleyeceğim. Yolunu kaybeden develerin gittiği (yabancı) ahırdan kovuldukları gibi, bazı insanlar da benim Havuz'umdan kovulacaklar. Ben ise onlara; 'Hey!.. Bu tarafa gelin. Hey!.. Bu tarafa gelin. Hey!.. Bu tarafa gelin' diye sesleneceğim. Bunun üzerine bana; 'Onlar senden sonra (inançlarını ve yaşantılarını) değiştirdiler' denecek. O zaman ben de; 'Öyleyse defolsunlar! Defolsunlar!' diyeceğim."


Açıklama: Sakar ve sekili ifadesi, renkleri siyah olduğu halde alınlarında ve ayaklarında beyazlık bulunan atlar demektir.

    Öneri Formu
137112 BS000389 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, I, 133

Bize Ebû Nu'mân, ona Ebû Avâne, ona el-Esved b. Kays, ona Nubeyh el-Anezî, ona da Câbir b. Abdullah (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Rasûlullah (sav) ile beraber savaşa veya yolculuğa çıkmıştık. O gün biz 210 küsur kişiydik. Yolda namaz vakti gelmişti. Rasûlullah (sav); "- İçinizde suyu olan var mı?" diye seslendi. Hemen bir adam, içinde bir miktar su bulunan bir su kabı ile koşarak geldi. Ondan başka kimsenin yanında su yoktu. Rasûlullah (sav) onu bir tasa döktü. Sonra güzelce abdest aldı. Ardından tası bırakıp oradan ayrıldı. Bunun üzerine orada bulunan insanlar 'Meshedin meshedin' diyerek bu tasın üzerine üşüştüler. Rasûlullah (sav) onların sözlerini duyunca; "- Yavaş olun!" buyurdu ve elini tastaki suyun içine koyup 'Bismillah!' dedi. Sonra da; 'Abdestinizi tam alın!' buyurdu." Beni gözlerimle imtihan eden Allah'a yemin olsun ki, Hz. Peygamber'in (sav) parmaklarının arasından gözelerin yani su gözelerinin çıktığını kesinlikle gördüm. Rasûlullah (sav), herkes abdestini alıncaya kadar elini tastan kaldırmadı.


    Öneri Formu
35636 DM000026 Darimi, Mukaddime, 5


    Öneri Formu
100747 MŞ001792 Musannef-i İbn Ebi Şeybe, Taharat, 204