1673 Kayıt Bulundu.
Bize Amr en-Nakıd ve Züheyr b. Harb, o ikisine Süfyan b. Uyeyne, ona Zührî, ona da Urve, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etti: Bir grup Yahudi Rasulullah'ın (sav) yanına girmek için izin istedi ve essâmü aleyküm (ölüm üzerinize olsun) dedi. Hz. Aişe de (onlara); bilakis ölüm sizin üzerinize olsun, lanet de karşılığını verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "ey Aişe! Şüphesiz Allah (ac), bütün işlerde yumuşaklığı sever" buyurdu. Aişe; onların dediklerini işitmedin mi deyince, Hz. Peygamber; "Ben de onlara ve aleyküm (sizin üzerinize olsun) dedim ya" buyurdu.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الرِّفْقَ فِى الأَمْرِ كُلِّهِ
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Muhammed b. Cafer, ona Şube; (T) Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, ona Veki', ona Süfyan; (T) Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, onlara da Süheyl (hadisi) bu isnadla rivayet etmiştir. [Veki'nin hadisinde; yahudilerle karşılaştığınız zaman' ifadesi vardır.] [İbn Cafer'in Şube'den yaptığı rivayette; ehl-i kitap olduğunu söylemiştir.] [Cerir'in hadisinde de onlarla karşılaştığınız zaman' ifadesi bulunmaktadır. Fakat müşriklerin (olan grupların) hiçbirinin ismi verilmemiştir.]
Açıklama: Yahudilerle yaşananlar ve onların 'es-sâm aleyküm' demek suretiyle ihanetlerini, asgari beşeri ilişki olarak görülebilecek selama da teşmil etmeleri, sözün politikasında bir değişikliği zorunlu kılmıştır. Müslümanlar tarafından selam aracılığı ile kendilerine dua edilirken, onların nefretlerini selam benzeyen bir kelime ile dile getirmeleri, özel bir politika geliştirmeyi zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla selamda söze başlayan olmamak ve yollarda ana unsur olmadıklarını kendilerine hissettirecek bir tavır sergilenmesi istenmiştir.
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Alâ, ona babası, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır" buyurdu. Bunlar nedir ey Allah'ın Rasulü diye sorulunca; "karşılaştığında ona selam verir, seni davet ettiğinde davetine katıl, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, aksırdığında ve hemen akabinde Allah'a hamdettiğinde يرحمك الله (Allah sana merhamet buyursun) de, hastalandığında onu ziyaret et ve öldüğünde de ona cenazesine katıl" buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dinar, ona da İbn Ömer, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şüphesiz Yahudiler size selam verdikleri zaman onlardan biri es-Sâmu aleyküm (Ölüm üzerinize olsun) der. Sen de (ona); aleyke (senin üzerine olsun) de!"
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muaz b. Muaz el-Anberî); (T) Bana Yahya b. Habîb, ona Halid b. el-Haris, onlara (Muaz ile Halid'e) Şu'be; (T) Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşâr -hadis bu ikisinin lafızlarıyla nakledilmiştir- o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona da Katade, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı O'na (sav); ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım diye sordu. Rasulullah da (sav); "onlara ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun) deyin" cevabını verdi.
Bize Züheyr b. Harb, ona Abdurrahman, ona Süfyan, ona Abdullah b. Dinar, ona da İbn Ömer, Peygamber'den (sav) bu hadisin bir benzerini rivayet etti. Ancak rivayette (farklı olarak) Hz. Peygamber (sav); "siz de (onlara) ve aleyküm (sizin üzerinize de olsun) deyin" buyurmuştur (ifadesi yer almaktadır).
Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona Müslim, ona da Mesruk, Aişe'nin (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Bir grup Yahudi Rasulullah'ın (sav) yanına girdi ve O'na es-Sâmü aleyke yâ Ebe'l-Kâsım (ölüm üzerine olsun ey Ebu'l-Kasım dedi. Aişe şöyle demiştir: Ben bunu anladım ve onlara; aleykümü's-sâmü ve'z-zâmu (ölüm sizin üzerinize olsun, yergi de dedim. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "ey Aişe! Kötü olma" buyurdu. Aişe; ey Allah'ın Elçisi! Söylediklerini işitmedin mi deyince de Rasulullah (sav); "Ben de onlara söylediklerini karşılık olarak vermedim mi? Aleyküm (sizin üzerinize olsun)' dedim ya" buyurdu.
Bize Harun b. Abdullah ve Haccac b. eş-Şair, o ikisine Haccac b. Muhammed, ona İbn Cüreyc, ona da Ebu Zübeyr, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etti: Yahudilerden bazı insanlar Rasulullah'a (sav) es-Sâmü aleyke yâ Ebe'l-Kâsım (ölüm üzerine olsun ey Ebu'l-Kâsım) diyerek selam verdi. Hz. Peygamber de "ve aleyküm (sizin üzerinize olsun)" diyerek onlara karşılık verdi. Hz. Aişe kızgın bir şekilde; onların ne dediğini duymadın mı deyince, Allah Elçisi (sav); "evet, duydum. Ben de söylediklerini onlara iade ettim. Bizim onlar hakkında yaptığımız dua kabul edilir ama onların (aleyhimize olan) bizimle alakalı duaları kabul görmez" buyurdu.
Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülaziz ed-Derâverdî, ona Süheyl, ona babası, ona da Ebu Hureyre (ra), Rasulüllah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti. "Yahudi ve Hıristiyanlara selam vermeyi önce siz başlatmayın. Onlardan biriyle yolda karşılaştığınız zaman onu yolun dar yerinden yürümeye zorlayın."
Bize Yahya b. Yahya, ona Hüşeym, ona Ubeydullah b. Ebu Bekir, ona da Enes; (T) Bana İsmail b. Salim, ona Hüşeym, ona Ubeydullah b. Ebu Bekir, ona da dedesi Enes b. Malik, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Ehl-i kitap size selam verdiği zaman siz de (onlara) ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun) deyin."