86 Kayıt Bulundu.
Bize Muhammed b. Abdurrahim, ona el-Muallâ b. Mansur, ona Hüşeym, ona Mansur, ona İbn Sirin, ona İbn Ala, ona Ala b. el-Hadrami rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber'e (sav) bir mektup yazmış ve mektuba kendi adıyla (yani el-Ala'dan Allah'ın Resulüne diyerek) başlamıştı."
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Ya'la b. Ata, ona Ebu Hemmam Abdullah b. Yesar, ona Ebu Abdurrahman el-Fihrî şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) ile birlikte Huneyn'de bulundum. Sıcağının şiddetli olduğu bir günde yürüdük. Derken bir ağacın gölgesinde konakladık. Güneş batınca teçhizatımı kuşandım ve atıma bindim. Çadırında bulunan Rasulullah'ın (sav) yanına geldim: (Esselamü aleyküm ya Rasulullah ve rahmetullahi ve berekatühü) Ey Allah'ın Rasulü! Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun diyerek selam verdim. Yola çıkma vakti geldi dedim. "Evet" dedi. Sonra Bilal'e, "Ey Bilal! Haydi kalk" buyurdu. Bunun üzerine Bilal, hemen buyur, emrine amadeyim. Canım sana feda olsun diyerek semure ağacının altından sıçradı. (Öyle ki) gölgesi sanki bir kuş gölgesi gibi gözüktü. Hz. Peygamber (sav): "Bana atımı eğerle" buyurdu. Bilal hemen iki tarafı liften mamul kibir veren ve gösterişten uzak bir eğer çıkardı ve atı eğerledi. Hz. Peygamber (sav) ata bindi, biz de atlarımıza bindik. Sonra Ebu Abdurrahman hadisi rivayet etti. [Ebû Davud, Ebu Abdurrahman el-Fihrî'nin bu hadisten başka hadis rivayet etmediğini söylemektedir. Bu hadis Ya'la b. Ata'nın rivayetidir. Onu kendisinden talebesi Hammad b. Seleme rivayet etmiştir.]
Bize Hafs b. Ömer, ona Şube, ona Sa'd b. İbrahim, ona Ebu Ümame b. Sehl b. Huneyf, ona Ebu Said el-Hudrî şöyle rivayet etmiştir. Kureyzalılar Sa'd'ın hakemliğine razı olup (kalelerinden) inince Rasulullah (sav), Sa'd'a bir haberci gönderdi. Bunun üzerine Sa'd, bembeyaz bir eşek üzerinde oraya geldi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "Haydi efendinizin ya da en hayırlınızın (huzurunda) kalkın" buyurdu. Sa'd Rasulullah'ın (sav) yanına gelip oturdu.
Bize Süfyân, ona Yahya b. Saîd, ona Hariseoğullarının Mevlâsı Buşeyr b. Yesâr, ona da Sehl b. Ebu Hasme şöyle rivayet etmiştir: Ensardan Abdullah b. Sehl Hayber kanallarından birinde öldürülmüş olarak bulunmuştu. Amcaoğulları Huvayyısa ile Muhayyısa ve kardeşi Abdurrahman b. Sehl Hz. Peygamber'e (sav) geldiler. Önce Abdurrahman konuşmaya başlayınca Hz. Peygamber (sav) "önce en büyük, önce en büyük" buyurdu. Amcaoğullarından biri ya Huvayyısa veya Muhayyısa - hangisinin büyük olduğunu unuttum - konuştu ve "ey Allah'ın Rasulü, biz Abdullah'ı Hayber kanallarından birinde öldürülmüş olarak bulduk" dedi ve Yahudilerin kötülüğünden, düşmanlığından bahsetti. Hz. Peygamber (sav) "Yahudilerin onu öldürdüğüne dair içinizden elli kişi yemin etsin" buyurdu. Onlar "biz görmediğimiz bir şey için nasıl yemin edelim" dediler. Hz. Peygamber (sav) "Yahudilerden elli kişi onu öldürmediklerine dair yemin ederek size karşı kendilerini temize çıkartıyor" buyurdu. Onlar "Allah'a ortak koştukları halde biz onların yeminine nasıl razı oluruz?" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) (Abdullah'ın) diyetini kendi yanındaki (develerden) ödedi. O (develerden) genç olan bir deve beni tepmişti.