Öneri Formu
Hadis Id, No:
6182, M005743
Hadis:
حَدَّثَنِى نَصْرُ بْنُ عَلِىٍّ الْجَهْضَمِىُّ حَدَّثَنِى أَبِى حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ قَالَ جَاءَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ فِى أَهْلِنَا وَرَجُلٌ يَشْتَكِى خُرَاجًا بِهِ أَوْ جِرَاحًا فَقَالَ مَا تَشْتَكِى قَالَ خُرَاجٌ بِى قَدْ شَقَّ عَلَىَّ . فَقَالَ يَا غُلاَمُ ائْتِنِى بِحَجَّامٍ . فَقَالَ لَهُ مَا تَصْنَعُ بِالْحَجَّامِ يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ قَالَ أُرِيدُ أَنْ أُعَلِّقَ فِيهِ مِحْجَمًا . قَالَ وَاللَّهِ إِنَّ الذُّبَابَ لَيُصِيبُنِى أَوْ يُصِيبُنِى الثَّوْبُ فَيُؤْذِينِى وَيَشُقُّ عَلَىَّ . فَلَمَّا رَأَى تَبَرُّمَهُ مِنْ ذَلِكَ قَالَ إِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « إِنْ كَانَ فِى شَىْءٍ مِنْ أَدْوِيَتِكُمْ خَيْرٌ فَفِى شَرْطَةِ مَحْجَمٍ أَوْ شَرْبَةٍ مِنْ عَسَلٍ أَوْ لَذْعَةٍ بِنَارٍ » . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « وَمَا أُحِبُّ أَنْ أَكْتَوِىَ » . قَالَ فَجَاءَ بِحَجَّامٍ فَشَرَطَهُ فَذَهَبَ عَنْهُ مَا يَجِدُ .
Tercemesi:
Bana Nasr b. Ali el-Cehdamî, ona babası (Ali), ona Abdurrahman b. Süleyman, ona Asım b. Ömer b. Katade şöyle demiştir: Cabir b. Abdullah bir gün ailemizin yanına geldi. Bir adam da orada çıbanlarından veya yaralarından serzenişte bulundu. Cabir, niçin şikayet ediyorsun? deyince, Çıbanlarım beni çok zorluyor dedi. Bunun üzerine Cabir, Ey çocuk! bana hacamat yapan birini getir, dedi. Adam da "hacamat yapan kişiyi ne yapacaksın Ey Ebu Abdullah (Cabir)?" deyince Cabir; çıbanlarının üstüne bir hacamat şişesi kapatacağım, dedi. Adam, (hacamat olduğum takdirde) sinekler üzerime konuyor, elbise (üzerime yapışmak suretiyle) bana eziyet veriyor ve bu bana zor geliyor, dedi. Cabir, adamın hoşnutsuzluğunu görünce, Hz. Peygamber'den (sav) şöyle işittim dedi: Tedavi olduğunuz şeylerde bir hayır varsa o da hacamat yarığı, bal şerbeti ve ateşle dağlamaktır. Hz. Peygamber (sav) şöyle devam etti: "Fakat ben dağlanmayı sevmem." Ravi dedi ki daha sonra bir hacamatçı getirildi ve adamın ağrısı dindi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Tıb 5743, /933
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Asım b. Ömer el-Ensari (Asım b. Ömer b. Katade b. Numan b. Zeyd)
3. Ebu Süleyman Abdurrahman b. Ğasîl (Abdurrahman b. Süleyman b. Abdullah b. Hanzala)
4. Ebu Hasan Ali b. Nasr el-Huddanî (Ali b. Nasr b. Ali b. Suhban b. Ebu Cehdami)
5. Sağîr Ebu Amr Nasr b. Ali el-Ezdî (Nasr b. Ali b. Nasr b. Ali b. Sahban b. Übey)
Konular:
Hacamat, vücuttan kan aldırmak
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
Tedavi, tedavi olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
32157, İM003451
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ سَهْلٍ حَدَّثَنَا أَبُو حَمْزَةَ الْعَطَّارُ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ أُهْدِىَ لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم عَسَلٌ فَقَسَمَ بَيْنَنَا لُعْقَةً لُعْقَةً فَأَخَذْتُ لُعْقَتِى ثُمَّ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَزْدَادُ أُخْرَى قَالَ « نَعَمْ » .
Tercemesi:
Bize Ebu Bişr Bekir b. Halef, ona Ömer b. Sehl, ona Ebu Hamza el-Attar, ona el-Hasen Cabir b. Abdullah’ın şöyle anlattığını rivayet etti: Hz. Peygamber’e (sav) biraz bal hediye edildi. O da balı aramızda kaşık kaşık taksim etti. Ben kendi lokmamı aldım. Sonra “Yâ Rasulallah! Bir kaşık daha alıyorum” dedim. O (da) “Peki” buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Tıb 7, /559
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
3. Ebu Hamza İshak b. Rebi' el-Basri (İshak b. Rebi')
4. Ebu Hafs Ömer b. Sehl et-Temimi (Ömer b. Sehl b. Mervan)
5. Ebu Bişr Bekir b. Halef el-Basri (Bekir b. Halef)
Konular:
Adab, yeme - içme adabı
KTB, HEDİYELEŞMEK
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde tedavide kullanılan yiyecekler
Tedavi, tedavi olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17797, B005687
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ خَالِدِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ خَرَجْنَا وَمَعَنَا غَالِبُ بْنُ أَبْجَرَ فَمَرِضَ فِى الطَّرِيقِ ، فَقَدِمْنَا الْمَدِينَةَ وَهْوَ مَرِيضٌ ، فَعَادَهُ ابْنُ أَبِى عَتِيقٍ فَقَالَ لَنَا عَلَيْكُمْ بِهَذِهِ الْحُبَيْبَةِ السَّوْدَاءِ ، فَخُذُوا مِنْهَا خَمْسًا أَوْ سَبْعًا فَاسْحَقُوهَا ، ثُمَّ اقْطُرُوهَا فِى أَنْفِهِ بِقَطَرَاتِ زَيْتٍ فِى هَذَا الْجَانِبِ وَفِى هَذَا الْجَانِبِ ، فَإِنَّ عَائِشَةَ حَدَّثَتْنِى أَنَّهَا سَمِعَتِ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « إِنَّ هَذِهِ الْحَبَّةَ السَّوْدَاءَ شِفَاءٌ مِنْ كُلِّ دَاءٍ إِلاَّ مِنَ السَّامِ » . قُلْتُ وَمَا السَّامُ قَالَ الْمَوْتُ .
Tercemesi:
-.......(Ebû Mes'ûd Bedrî'nin kölesi) Hâlid ibn Sa'd şöyle demiştir: Biz sefere çıkmıştık, beraberimizde Gâlib ibnu Ebcer de vardı. Bu Gâlib, yolda hastalandı. Medîne'ye geldik, o hâlâ hasta idi. Ebû Atîk'm oğlu (yânî Abdullah ibn Muhammed ibn Abdirrahmân ibn Ebî Bekr es-Sıddîk -ki Ebû Atîk babası Muhammed'in künyesi idi-) ona hasta ziyaretine geldi. Bu ziyarette Abdullah ibn Muhammed bize:
— Şu küçük kara tanecik üzerine devam edip ona ehemmiyet verin. Ondan beş yâhud yedi tane alıp bunları ezin. Sonra bunu burnunun içine şu tarafına ve şu tarafına olmak üzere zeytinyağı damla-larıyle damlatın. Çünkü Âişe (R) bana tahdîs etti ki, kendisi Peygamber(S)'den: "Şübhesizşu kara tane, samdan başka hastalığa şifâdır" buyururken işitmiştir.
Ben:
— Sâm nedir? dedim.
O:
— Ölümdür, dedi
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 7, 2/442
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Ebu Bekir Abdullah b. Muhammed et-Teymi (Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman b. Ebu Bekir Sıddîk)
3. Halid b. Sa'd el-Kufi (Halid b. Sa'd)
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Ebu Yusuf İsrail b. Yunus es-Sebîî (İsrail b. Yunus b. Ebu İshak)
6. Ubeydullah b. Musa el-Absi (Ubeydullah b. Musa b. Bazam)
7. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Tedavi, hastalıkları tedavi etmek
Tedavi, Şifalı Bitkiler
Tedavi, tedavi olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17789, B005684
Hadis:
حَدَّثَنَا عَيَّاشُ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى حَدَّثَنَا سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَبِى الْمُتَوَكِّلِ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ أَنَّ رَجُلاً أَتَى النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَخِى يَشْتَكِى بَطْنَهُ . فَقَالَ « اسْقِهِ عَسَلاً » . ثُمَّ أَتَى الثَّانِيَةَ فَقَالَ « اسْقِهِ عَسَلاً » . ثُمَّ أَتَاهُ فَقَالَ فَعَلْتُ . فَقَالَ « صَدَقَ اللَّهُ ، وَكَذَبَ بَطْنُ أَخِيكَ ، اسْقِهِ عَسَلاً » . فَسَقَاهُ فَبَرَأَ .
Tercemesi:
Buhârî'nin, Ayyâş b. el-Velîd-Abdüla'lâ-Saîd-Katâde-Ebü'l-Mütevekkil-Ebû Saîd isnadıyla aktardığına göre, "Bir adam Peygambere gelip 'Kardeşim karnından rahatsız' dedi. Efendimiz adama, 'Ona bal (şerbeti) içir' dedi. Adam ikinci kez gelince Efendimiz adama aynı şekilde 'ona bal şerbeti içir' dedi. Sonra adam yine geldi ve 'dediğinizi yaptım, (fakat olumlu bir sonuç alamadık)' dedi. Efendimiz 'Allah doğru söylüyor, fakat kardeşinin karnı yalan söylüyor. Ona bal şerbeti içir' buyurdu. Adam gidip kardeşine bal şerbeti içirdi ve kardeşi iyileşti."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 4, 2/442
Senetler:
()
Konular:
Tedavi, tedavi olmak
Yiyecekler, Bal, pekmez
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17823, B005713
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ أَخْبَرَنِى عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ أُمِّ قَيْسٍ قَالَتْ دَخَلْتُ بِابْنٍ لِى عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ أَعْلَقْتُ عَلَيْهِ مِنَ الْعُذْرَةِ فَقَالَ « عَلَى مَا تَدْغَرْنَ أَوْلاَدَكُنَّ بِهَذَا الْعِلاَقِ عَلَيْكُنَّ بِهَذَا الْعُودِ الْهِنْدِىِّ ، فَإِنَّ فِيهِ سَبْعَةَ أَشْفِيَةٍ ، مِنْهَا ذَاتُ الْجَنْبِ يُسْعَطُ مِنَ الْعُذْرَةِ ، وَيُلَدُّ مِنْ ذَاتِ الْجَنْبِ » . فَسَمِعْتُ الزُّهْرِىَّ يَقُولُ بَيَّنَ لَنَا اثْنَيْنِ وَلَمْ يُبَيِّنْ لَنَا خَمْسَةً . قُلْتُ لِسُفْيَانَ فَإِنَّ مَعْمَرًا يَقُولُ أَعْلَقْتُ عَلَيْهِ . قَالَ لَمْ يَحْفَظْ أَعْلَقْتُ عَنْهُ ، حَفِظْتُهُ مِنْ فِى الزُّهْرِىِّ . وَوَصَفَ سُفْيَانُ الْغُلاَمَ يُحَنَّكُ بِالإِصْبَعِ وَأَدْخَلَ سُفْيَانُ فِى حَنَكِهِ ، إِنَّمَا يَعْنِى رَفْعَ حَنَكِهِ بِإِصْبَعِهِ ، وَلَمْ يَقُلْ أَعْلِقُوا عَنْهُ شَيْئًا .
Tercemesi:
Bize Alî ibn Abdillah el-Medînî tahdîs etti. Bize Sufyân ibn Uyeyne, ez-Zuhrî'den tahdîs etti. Bana Ubeydullah ibn Abdillah haber verdi ki, Ümmü Kays bintu Mıhsan (R) şöyle demiştir: Ben küçük bir oğlumla Rasûlullah'ın huzuruna girdim. Ben bu oğlumu bademcik hastalığından dolayı tedâvîye tâbi' tutmuştum. Rasûlullah (S) şöyle buyurdu:
— "Niçin boğaz hastalığına böyle bir tedavi uygulamak suretiyle çocuklarınızın boğazını elle sıkıştırıp acıtıyorsunuz? Şu el-Ûdu'l-HindVyi kullanmağa devam ediniz. Çünkü bu Hind bitkisinde yedi türlü şifâ vardır, Zâtu'l-cenb hastalığının ilâcı da ondandır, O (uzre denilen boğaz) hastalığı için buruna çekilir. Zâtu'l-cenb hastalığı için de (su ile) hastaya ağızdan verilip içirilir."
es-Sufyân dedi ki: Ben ez-Zuhrî'den işittim, şöyle diyordu: Rasûlullah (S) bize iki devayı (yânî içirilecek ve buruna çekilecek olan ikisini) beyân etti de, o yediden kalan beş tanesini beyân etmedi. Hadîsin râvîsi Alî ibn Abdillah el-Medînî dedi ki: Ben Sufyân'a:
— Ma'mer ibn Râşid: "Ben çocuğu boğazından elimle sıkıp ameliyat yaptım" şeklinde söylüyor, dedim.
Suf yân:
— "A'laktu aleyhi" ta'bîrini ezberlemedi, o ancak "A'laktu anhu" şeklinde söylemiştir. Ben bunu ez-Zuhrî'nin ağzından alıp ezberledim, dedi ve Sufyân, kendi damağına elini sokarak, çocuğun, parmakla ağzının içinin sıkılıp oğulmasını vasfetti. Bununla da ancak çocuğun ağzının tavanının, yânî damağının parmağiyle yukarı kaldırılmasını gösterip anlatmak istiyordu (oraya bir şey yapıştırıp sürülmesini değil).
Ve:
— ''A'lıkû anhu şey'en = Ondan birşeyi (bir belâyı) izâle ediniz" demedi, dedi
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
KTB, TIBB-I NEBEVİ
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
Tedavi, Şifalı Bitkiler
Tedavi, tedavi olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17826, B005716
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَبِى الْمُتَوَكِّلِ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أَخِى اسْتَطْلَقَ بَطْنُهُ . فَقَالَ « اسْقِهِ عَسَلاً » . فَسَقَاهُ . فَقَالَ إِنِّى سَقَيْتُهُ فَلَمْ يَزِدْهُ إِلاَّ اسْتِطْلاَقًا . فَقَالَ « صَدَقَ اللَّهُ وَكَذَبَ بَطْنُ أَخِيكَ » . تَابَعَهُ النَّضْرُ عَنْ شُعْبَةَ .
Tercemesi:
-....... Bize Şu'be, Katâde'den; o da Ebû'l-Mütevekkil (Alî ibn Dâvûd en-Nâcî)'den tahdîs etti ki, Ebû Saîd el-Hudrî (R) şöyle demiştir: Bir adam Peygamber (S)'e geldi de:
— Kardeşimin karnı ishale tutulup devamlı sürgün gitti, dedi. Peygamber:
— "Sen ona bal şerbeti içir!" buyurdu.
Adam gidip ona bal şerbeti içirdi. Sonra gelip tekrar:
— Ben kardeşime bal şerbeti içirdim, fakat bu, kardeşimin ishalini artırmaktan başka birşey yapmadı, dedi.
Bunun üzerine Peygamber:
— "Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı ise yalan söyledi" buyurdu.
Bu hadîsi Şu'be'den rivayet etmekte Muhammed ibn Ca'fer'e en-Nadr ibnu Şumeyl mutâbaat etmiş
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 24, 2/447
Senetler:
()
Konular:
Tedavi, tedavi olmak
Yiyecekler, Bal, pekmez
حَدَّثَنِى عَنْ مَالِكٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ أَنَّ رَجُلاً فِى زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَصَابَهُ جُرْحٌ فَاحْتَقَنَ الْجُرْحُ الدَّمَ وَأَنَّ الرَّجُلَ دَعَا رَجُلَيْنِ مِنْ بَنِى أَنْمَارٍ فَنَظَرَا إِلَيْهِ فَزَعَمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهُمَا أَيُّكُمَا أَطَبُّ. فَقَالاَ أَوَ فِى الطِّبِّ خَيْرٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَزَعَمَ زَيْدٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَنْزَلَ الدَّوَاءَ الَّذِى أَنْزَلَ الأَدْوَاءَ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
38849, MU001725
Hadis:
حَدَّثَنِى عَنْ مَالِكٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ أَنَّ رَجُلاً فِى زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَصَابَهُ جُرْحٌ فَاحْتَقَنَ الْجُرْحُ الدَّمَ وَأَنَّ الرَّجُلَ دَعَا رَجُلَيْنِ مِنْ بَنِى أَنْمَارٍ فَنَظَرَا إِلَيْهِ فَزَعَمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهُمَا أَيُّكُمَا أَطَبُّ. فَقَالاَ أَوَ فِى الطِّبِّ خَيْرٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَزَعَمَ زَيْدٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَنْزَلَ الدَّوَاءَ الَّذِى أَنْزَلَ الأَدْوَاءَ.
Tercemesi:
Zeyd b. Eslem şunlan anlattı: Resûlulîah (s.a.v.) zamanında bir İçişi yaralandı ve çok kan kaybetti. Bu adam, Enmar oğullarından kendisine bakacak iki kişi çağırdı. Bunların anlattığına göre, Resûluîlah (s.a.v.) kendilerine:
"Tıbbı hanginiz daha iyi biliyor?" diye sorduğunda onlar da:
" Tıbda (tıbbî müdahalere) bir fayda var mı, ya Resûlallah?" dediler. (Bunun üzerine) Zeyd'in ifadesine göre, Resûlulîah (s.a.v.):
"Hastalıkları indiren, deva ve çarelerini de indirmiştir." buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İmam Mâlik, Muvatta', Ayn 1725, 1/369
Senetler:
()
Konular:
Tedavi, tedavi olmak