72 Kayıt Bulundu.
Bize Abdurrahman b. Yunus, ona Hatim b. İsmail, ona Ca'd, ona Saib b. Yezid şöyle rivayet etmiştir: "Teyzem beni Rasûlüllah'a (sav) götürüp 'Ey Allah'ın Rasûlü! Kız kardeşimin (şu) oğlunun çok ağrısı (rahatsızlığı) var.' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, başımı sıvazladı ve benim için bereket diledi (bana hayır duada bulundu). Sonra abdest aldı. Ben de onun abdest suyundan (geri kalanını) içtim. Sonra arkasında durdum ve omuzlarının arasındaki çadır düğmesi (veya keklik yumurtası) gibi Peygamberlik mührüne baktım."
Bize Ali, ona da Yahya (Abdullah ibn Ebu Şeybe hadisini) rivayet etti ve şu eklemeyi yaptı: Âişe der ki: Hz. Peygamber (sav) yarı baygın bir şekilde hasta iken ona ilaç içirmeye yeltendik, O da bize kendisine ilaç vermememizi işaret buyurdu. Ancak biz, bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Hz. Peygamber ayılınca "bana ilaç içirmemenizi size emretmedim mi?" dedi. Biz yine bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Bana ilaç verirken burada olmayan Abbas hariç hane halkının hepsi benim gözümün önünde bu ilaçtan içecek" buyurdu. Bu hadisi İbn Ebu Zinâd, Hişâm'dan, o da babası Urve'den, o da Âişe'den, o da Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bize Ali, ona da Yahya (Abdullah ibn Ebu Şeybe hadisini) rivayet etti ve şu eklemeyi yaptı: Âişe der ki: Hz. Peygamber (sav) yarı baygın bir şekilde hasta iken ona ilaç içirmeye yeltendik, O da bize kendisine ilaç vermememizi işaret buyurdu. Ancak biz, bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Hz. Peygamber ayılınca "bana ilaç içirmemenizi size emretmedim mi?" dedi. Biz yine bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Bana ilaç verirken burada olmayan Abbas hariç hane halkının hepsi benim gözümün önünde bu ilaçtan içecek" buyurdu. Bu hadisi İbn Ebu Zinâd, Hişâm'dan, o da babası Urve'den, o da Âişe'den, o da Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bize Nasr b. Asım el-Antakî, ona Muhammed b. Şuayb, ona Evzâi, ona da Ata b. Ebu Rabah, Abdullah b. Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Hz. Peygamber zamanında bir adam yaralandı sonra da ihtilam oldu. Kendisinden yıkanması istendi ve o da yıkandı. Ancak daha sonra adam öldü. Bu olay Hz. Peygamber'e aktarıldığında şöyle buyurdu: "Onu öldürdüler. Allah da onları öldürsün. Cehaletin şifası sormak değil midir?"
Bize Muhammed b. Ubade el-Vâsitî, ona Yezid b. Harun, ona İsmail b. Ayyâş, ona Sa'lebe b. Müslim, ona Ebu İmran el-Ensari, ona Ümmü Derda, ona da Ebu Derda, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kuşkusuz Allah hastalığı da şifayı da yarattı ve her dert için bir derman yarattı. Binaenaleyh (Allah'ın yarattığı bu şifalı ilaçlarla) tedavi olmaya çalışınız, (fakat) haramla tedavi olmaya kalkışmayınız"