Giriş

Bize Muhammed b. Yahya, ona İbn Ebu Meryem, ona Leys, ona Amir b. Yahya, ona Ebu Abdurrahman el-Hubulî, ona da Abdullah b. Amr'ın rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü bütün yaratılmışların huzurunda ümmetimden bir adam çağırılır ve ona (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicil (yâni büyük defter açılıp) yayılır. Her defter, gözün görebildiği saha kadar uzundur. Sonra Allah (cc) (o kula) 'Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkâr eder misin?' diye sorar. Kul 'Hayır, ya Rabbi' der. Sonra Allah 'yazıcı melekler sana haksızlık etmişler mi?' buyurur. Sonra Allah '(günahlarına karşılık) bir mazeretin, (kefaret olacak) bir iyiliğin var mı?' diye sorar. Bunun üzerine adam büyük bir korkuyla 'Hayır' der. Sonra Allah (cc) 'Bilâkis (vardır). Şüphesiz katımızda senin bir takım iyi amellerin bulunur ve şüphesiz bu gün sana hiç bir zulüm yoktur' buyurur. Sonra o adam için üzerinde 'Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlühu' bulunan bir yaprak kâğıt çıkarılır. Adam 'Yâ Rabbi! Şu büyük defterler yanında bu kağıdın ne hükmü olabilir ki?' der. Allah 'Şüphesiz, sana zulüm edilmeyecek' buyurur. Sonra siciller (günahlarının yazılı olduğu büyük defterler) terazinin bir kefesine konulur. Şehâdet kelimesinin yazılı olduğu kâğıt da terazinin diğer kefesine konulur (ve tartılır). Büyük defterler hafif gelir ve o kağıt parçası ağır gelir." [Ravilerden Muhammed bin Yahya der ki: Bıtâka, kâğıt parçasıdır. Mısır halkı kâğıda bıtâka der.]


    Öneri Formu
32404 İM004300 İbn Mâce, Zühd, 35

Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük, yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.


    Öneri Formu
53288 KK4/123 Nisa, 4, 123

Bize Süfyân b. Vekî, ona İsa b. Yunus, ona Ebu Bekir b. Ebu Meryem; (T) Bize Abdullah b. Abdurrahman, ona Amr b. Avn, ona İbn Mübârek, ona Ebu Bekir b. Ebu Meryem, ona Damra b. Habîb, ona da Şeddâd b. Evs, Hz. Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Akıllı kimse, nefsini hor gören ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz ise, nefsinin arzularına uyan ve Allah'tan temennide bulunandır." Ebu İsa der ki: Bu, hasen bir hadistir. "Nefsini hor gören" demek, kıyamet gününde hesaba çekilmeden önce bu dünyada kendisini hesaba çekmek demektir. Ömer b. Hattâb'ın "hesaba çekilmenizden önce kendinizi hesaba çekin. En büyük hesap günü için hazırlık yapın. Kıyamet günü hesap, ancak bu dünyada kendisini hesaba çekene kolay gelir" dediği rivayet edilmiştir. Meymûn b. Mihrân'ın da, "kul, ortağını, yemeğinin ve elbisesinin nereden (geldiğine dair) hesaba çektiği gibi kendisini de bu dünyada hesaba çekmedikçe takva sahibi olmaz" dediği rivayet edilmiştir.


    Öneri Formu
279206 T002459-2 Tirmizi, Sıfatü’l-Kıyâme, 25


    Öneri Formu
58668 KK55/31 Rahmân, 55, 31


    Öneri Formu
58407 KK46/19 Ahkâf, 46, 19


    Öneri Formu
143342 BS006588 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, III, 522

Bize Yezid b. Harun, ona Hemmam b. Yahya, ona Kasım b. Abdülvahid el-Mekkî, ona Abdullah b. Muhammed b. Akîl, ona da Cabir b. Abdullah şöyle demiştir: "Bir adamın Rasulullah'tan (sav) duyduğu bir hadis bana ulaştı. Bunun üzerine bir deve satın aldım ve yükümü ona sardım. Bir ay boyunca yolculuk yaptım, sonunda Şam'da onun yanına geldim. Bir de baktım ki Abdullah b. Üneys ordadır. Kapıcısına, “Cabir'in kapıda olduğunu ona söyle” dedim. “Abdullah'ın oğlu mu?” diye sordu, “Evet” dedim. Abdullah çıktı, elbisesini yere serdi, birbirimizin boynuna sarıldık. Ona “Senin kısas hakkında Rasulullah'tan (sav) işittiğin ve naklettiğin bir hadis bana ulaştı fakat senin yada benim ölmemden önce onu senden dinleyememekten endişe ettim” dedim. Bunun üzerine o, şöyle dedi: Allah Rasulünü işittim “İnsanlar yada kullar kıyamet günü çıplak, sünnetsiz ve bühm olarak toplanacaktır” buyurdu. Biz “Bühm nedir?” diye sorduk. Peygamber (sav) “yanlarında hiç bir şey olmadan” dedi ve şöyle devam etti: (Sonra Allah onlara) yakından duyacakları bir ses ile “ben Melik'im (her şeyin malikiyim), ben Deyyan'ım (herkesin ve her amelin karşılığını verenim). Cehennem ehlinden birinin cennet ehlinden alacağını alıp hak sahibine vermedikçe cehennem ehli cehenneme giremez. Cennet ehlinden birinin cehennem ehlinden -bir tokat bile olsa- alacağını alıp hak sahibine vermedikçe cennet ehli de cennete giremez” buyurdu. Biz “çıplak, sünnetsiz ve dünyalık hiç bir şeye sahip olmadan Allah'ın huzunuza nasıl çıkacağız” dedik. Hz. Peygamber (sav) “iyilikler ve kötülüklerle” dedi."


Açıklama: el-Kâsım b. Abdilvehhâb el-Mekkî'nin durumu hakkında Ebû Hâtim'e sorulmuş o da cevaben hadisi yazılır demiştir. Hadisi huccet/delil olur mu diye sorulduğunda ise Süfyân ve Şu'be'nin hadisi delil olur demiştir. Şuayb Arnavut'un belirttiğine göre el-Kâsım b. Abdilvehhâb el-Mekkî hakkında herhangi bir cerh bulamamıştır.

    Öneri Formu
62661 HM016138 İbn Hanbel, III, 495


    Öneri Formu
32327 B004741 Buhari, Tefsir, (Hac) 1