10 Kayıt Bulundu.
Bize Hennâd b. Serî, ona İbn Ebu Zâide, ona babası (Zekeriyya b. Ebu Zâide), ona Firas, ona da Amir (eş-Şa'bî), ona da Bera b. Azib; T Bize Davud b. Ebu Hind, ona (Amir) eş-Şa'bî, ona da Bera b. Azib şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) bayram günü cemaate hitâb ederek 'Kıblemize yönelen, namazlarımız gibi namaz kılan, bizim gibi kurban kesen bayram namazını kılmadan kurban kesmesin.' buyurdu. Bunu duyan dayım kalkarak 'Ey Allah'ın Rasulü! çoluk çocuğuma, aileme ve komşulara yedirmek için acele ederek kurbanımı namazdan önce kestim' deyince, Rasulullah (sav) 'Tekrar başka bir kurban kes' buyurdu. Dayım 'Yanımda, sadece iki koyundan daha değerli ve süt için beslediğim bir oğlak var' dedi. Rasulullah (sav) 'Onu kes, o senin kurbanının en hayırlısıdır. Ama senden başkası için oğlak (bu şekilde) asla kurban olmaz' buyurdu."
Bize Muhammed b. Selâm, ona el-Muhâribî, ona Sâlih b. Hayyân, ona Âmir eş-Şa'bî, ona Ebu Bürde, ona da babası'nın (Ebu Musa el-Eş'arî) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç kişiye iki ecir vardır. Ehl-i Kitâb'dan olan bir adam ki hem kendi peygamberine hem de Muhammed'e (sav) iman eder. Köle bir adam ki, hem Allah'ın hakkını hem de efendisinin hakkını eda eder. Bir adam ki, -birlikte olabileceği- bir cariyeye sahiptir. Onu güzel bir şekilde edeplendirip (dinini) öğretir, ardından onu azat edip onunla evlenir. Onun için iki ecir vardır." [Ardından râvi Âmir, 'bu hadisi sana karşılıksız olarak verdik. Bundan daha azı için Medine'ye yol çıkılıyordu' dedi.]