21 Kayıt Bulundu.
Bize Muhammed b. Abbad, ona Hatim –b. İsmail- ona da Yakub b. Mücahid'in naklettiğine göre İbn Ebu Atik şöyle demiştir: Ben ve Kasım, Aişe'nin (r.anha) yanında bir şeyler konuştuk. Kasım (b. Muhammed b. Ebu Bekir), konuşurken çok hata yapan biriydi. Kendisi bir cariyenin (ümmüveled) oğluydu. Aişe ona; sana ne oluyor ki, şu yeğenimin konuştuğu gibi konuşmuyorsun? Ama bu konuşmanın sana nereden geldiğini anladım. Bunu annesi yetiştirdi, seni de annen yetiştirdi dedi. Bunun üzerine Kasım kızdı ve sinirlendi. Aişe'nin sofrasının getirildiğini görünce Kasım kalktı. Aişe ona; nereye? diye sorunca, namaz kılacağım diye cevap verdi. Aişe; otur! dedi. Kasım; namaz kılacağım diye karşılık verdi. Aişe; otur (oraya) vefasız! Ben Hz. Peygamber'i (sav) şöyle buyururken işittim: "Yemek hazırken, büyük veya küçük abdeste sıkışmış iken namaz kılınmaz."
Açıklama: Hz. Âişe yeğeni Kasım'a kendisine kızdığı için değil, sofrayı bırakıp kalkması nedeniyle "vefasız" demiş, halası ve büyüğü olarak onu terbiye etmek istemiştir (bk. Kadı Iyaz, İkmâlü's-Mu'lim (Mansure, 1998), 2/495).
Bize Humeyd b. Mesade ve Muhammed b. Abdüla'la, onlara Yezid b. Zürey', ona Abdurrahman b. Ebu Atik, ona babası Abdullah b. Muhammed, ona da Aişe, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Misvak kullanmak ağız için temizlik, Allah için hoşnutluktur."
Bize Humeyd b. Mes'ade ve Muhammed b. Abdüla'la, onlara Yezid b. Zürey', ona Abdurrahman b. Ebu Atik, ona babası Abdullah b. Muhammed, ona da Aişe, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Misvak kullanmak ağız için temizlik Allah için hoşnutluktur."
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe b. Said ve İbn Hucr, onlara İsmail –b. Cafer-, ona Ebu Hazre el-Kâs, ona Abdullah b. Ebu Atik ona da Aişe (r.anha) Hz. Peygamber'den (sav) (bir önceki hadisin) aynısını rivayet etmiştir. "Yemek hazır olduğunda, kişi küçük ve büyük abdestini tutmakta zorlandığında namaz kılmak olmaz." [Bu hadiste, (bir önceki rivayette geçen) Kasım'la ilgili olayı söz konusu etmemiştir.]
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah b. Ebu Bekir, ona Abdullah b. Ömer, ona da Peygamber'in (sav) eşi Aişe (r.anhüm) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) Aişe'ye “Baksana, kavmin Kâbe'yi yeniden yaptıklarında İbrahim'in (sav) temellerinden içeriye kaydırmışlar” buyurdu. (Âişe der ki:) Bunun üzerine ben “Ey Allah'ın Rasulü, onu tekrar İbrahim'in (as) temelleri üzerine çevirseniz?” dedim. Rasulullah (sav) de cevaben “Şayet kavmin küfürden yeni kurtulmuş olmasaydı bunu yapardım” buyurdu. Abdullah b. Ömer der ki: Eğer Aişe bu sözü Rasulullah'tan (sav) işittiyse, O zaman Rasulullah'ın (sav) Hacer-i Esved'den sonra gelen iki rüknü istilâm etmemesi, bana göre, Kâbe'nin İbrahim'in (as) temelleri üzerine oturmamasından kaynaklanıyordur."
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah ona İbn Ebu Bekir, ona Abdullah b. Ömer, ona da Hz. Peygamber'in eşi Âişe (r.anhum) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) "baksana, senin kavmin Kâbe'yi yeniden yaptı ama İbrahim'in temellerinden geri çekti" buyurdu. Ben de "Ey Allah'ın Rasulü, Kâbe'yi tekrar İbrahim'in temelleri üzerine oturtmaz mısın?" dedim. O'da "senin kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı (yapardım)" buyurdu. Abdullah b. Ömer der ki: Şayet Âişe bu hadisi Rasulullah'tan işitmiş ise, o zaman, Rasulullah'ın Hıcr'i takip eden iki rüknü istilam etmemesi, Kâbe'nin İbrahim'in temelleri üzerine oturmamasından dolayıdır diye düşünüyorum.