Giriş

Bize Muhammed b. Yunus en-Nesai, ona Abdülmelik b. Amr, ona Füleyh, ona Hilal b. Ali, ona da Ata b. Yesar'ın naklettiğine göre Muaviye b. Hakem es-Sülemi şöyle demiştir: "Rasulullah'ın (sav) yanına geldiğim zaman bana dini meselelere dair birçok husus öğretildi. Öğretilenlerden biri de O'nun şu sözüydü: "Hapşırdığın vakit Elhamdülillah/Hamd Allah'a (cc) mahsustur de. Bir kimse hapşırır da Allah'a hamd ederse (Elhamdülillah derse) sen; yerhamükallah/Allah (cc) seni bağışlasın de." Bir gün Rasulullah (sav) ile namaz kılıyorduk. Derken bir adam hapşırdı ve elhamdülillah dedi. Ben de yüksek sesle yerhamükallah! deyiverdim. Bunun üzerine insanlar gözlerini bana öyle bir diktiler ki bu beni sinirlendirdi. Ben nedir bu haliniz, niye bana öyle dik dik bakıyorsunuz? dedim. Bunun üzerine sübhanallah! dediler. Rasulullah (sav) namazını bitirince "kimdi o konuşan?" diye sordu. Şu bedevi konuştu dediler. Rasulullah (sav) beni çağırdı ve bana "namaz; Kur'an kıraati ile Aziz ve Celil olan Allah'ı zikir içindir. Sen de namazda olduğun zaman meşguliyetin bunlar olsun," buyurdu. Doğrusu Rasulullah'tan (sav) daha şefkatli bir muallim görmedim.


    Öneri Formu
7630 D000931 Ebu Davud, Salat, 166, 167

Bize Muhammed b. Yunus en-Nesai, ona Abdullah b. ez-Zübeyr, ona Muhammed b. İdris, ona amcası Muhammed b. Ali, ona İbnu's-Saib, ona Nafi b. Uceyr, ona da Rükane b. Abd Yezid, Hz. Peygamber'den rivayet etti.


    Öneri Formu
13155 D002207 Ebu Davud, Talak, 13, 14

Bize Hasan b. Ali, ona Veki, ona Zekeriya b. İshak el-Mekki, ona Amr b. Ebu Süfyan el-Cumahî, ona da Müslim b. Sefine el-Yeşkurî, -Hasan der ki: Ravh, Müslim b. Sefine'nin adının Müslim b. Şu'be olduğunu söylediğini nakletmiştir- şöyle demiştir. Nafi b. Alkame, babamı kabilesinin zekatlarını toplamak için zekât memuru olarak atadı. Babam da beni kabileden bir topluluğa gönderdi. Ben de Sa'r b. Desîm olarak anılan ihtiyara gittim ve “babam beni zekatını almam için sana gönderdi” dedim. İhtiyar bana “kardeşimin oğlu nasıl alıyorsunuz?” dedi. Ben de “koyunun memelerinin nasıl olduğuna bakıp iyisini seçeriz” dedim. İhtiyar şöyle dedi: Kardeşimin oğlu, ben sana anlatayım. Benim Hz. Peygamber (sav) zamanında şu vadilerden bir vadide koyunlarım vardı. Deve üzerinde iki adam geldi ve “biz koyunlarının zekatını ödemen için Rasulullah'ın (sav) sana gönderdiği elçileriz” dediler. Ben “Koyunlardan ne (ödemem) gerekir?” deyince, “bir koyun” dediler. Onlara iyi olduğunu bildiğim, süt ve yağ dolu bir koyunu çıkartmak için niyetlendim. Onlar “o karnında kuzusu olan bir koyundur. Hz. Peygamber (sav) kuzusu olan koyunu almamızı yasakladı” dediler. “Neyi alacaksınız?” deyince, “bir yaşında yavru dişi keçi (çebiç), iki yaşında oğlak” dediler. Ben de doğum vakti geldiği halde doğurmamış olan kısır bir keçiye yöneldim ve onlara vermek için çıkardım. “Onu bize ver” dediler ve bineklerinin üzerine koyup gittiler." [Ebu Davud der ki: Bu rivayeti Ebu Asım, Zekeriya'dan nakletmiş ve Ravh'ın dediği gibi ravi Müslim'in, Müslim b. Şu'be olduğunu belirtmiştir.]


    Öneri Formu
275159 D001581-2 Ebu Davud, Zekat, 5


    Öneri Formu
273097 D004728-2 Ebu Davud, Sünne, 18


    Öneri Formu
140202 BS003431 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, II, 335


    Öneri Formu
153190 BS16113 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, VIII,79


    Öneri Formu
271076 BS003372-2 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, II, 319


    Öneri Formu


    Öneri Formu


    Öneri Formu