8 Kayıt Bulundu.
Bize Said b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Âsım b. Hakîm, ona Yahya b. Ebu Amr eş-Şeybânî, ona da babası (Zür'a eş-Şeybânî, Ukbe b. Âmir el-Cühenî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Görüntüsü Müslümana benzeyen bir adam Ukbe'nin yanından geçerken ona selam verdi. Ukbe de: "Ve aleyke ve rahmetullahi ve berakâtühû (Selam da, Allah'ın rahmeti ve bereketi de senin üzerine olsun)' diyerek selamını aldı. (Bu duruma şahit olan) Genç bir çocuk onun (selamını aldığı kişinin) Hristiyan olduğunu söyleyince Ukbe (r.a.) yerinden kalktı, o adamın peşinden giderek ona yetişti ve ona: 'Şüphesiz Allah'ın rahmeti ve bereketi Müminlerin üzerinedir. Fakat Allah senin ömrünü uzun kılsın, malını ve çocuklarını çoğaltsın' dedi.
Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım; (T) Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, onlara Eyyûb, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "İbrahim yalnız üç kez hariç hiç yalan söylememiştir. İbrahim yanında eşi Sâre var iken bir gün bir zorba bir hükümdarın yanına yolu düştü..." -Hz. Peygamber olayın anlattı- "Nihayetinde o zorba hükümdar Sâre'ye, Hâcer'i hediye olarak verdi. Sâre, İbrahim'e “Allah o kâfirin bana zarar vermesini engelledi ve bana Hâcer'i hizmetçi olarak verdi” dedi. Ebu Hureyre der ki: ey Mâu's-semâ oğulları (Araplar), işte sizin ananız budur.
Açıklama: Hadisin tam metni için B003358 numaralı hadise bakınız.
BizeSaîd b. Telîd, ona Abdurrahman b. Kasım, ona Bekir b. Mudar, ona Amr b. Hâris, ona Yunus b. Yezîd, ona İbn Şihâb, ona Saîd b. Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah Lut Peygamber'e rahmet etsin. Şüphesiz o sağlam bir dayanağa sığınıyordu. Eğer ben zindanda Yusuf'un kaldığı kadar uzun zaman kalsaydım, ardından bana, (zindan çıkarmak üzere) elçi gelseydi, hemen elçiye uyardım. Şüphe duymak İbrahim'den daha çok bize müstahaktır. (İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” dediğinde (Allah ona) “İnanmıyor musun?” diye sormuş, o da “Hayır (inandım) ancak kalbimin kanaat getirmesi için” demişti.)" (bakara 260) "
Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım, ona Eyyûb, ona Muhammed b. Sirîn, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) dediğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "İsrail oğulları fahişelerinden biri, susuzluktan neredeyse ölecek duruma gelmiş bir köpeğin, bir kuyunun etrafında dolaşıp durduğunu gördü. Hemen ayakkabısını çıkarıp onunla köpeğe su içirdi. Bundan dolayı onun günahları bağışlandı."