10631 Kayıt Bulundu.
Bize İbrahim b. Hamza, ona Hatim b. İsmail, ona Cu’ayd, ona da Sâib şöyle rivayet etmiştir: "Teyzem beni Rasûlüllah'a (sav) götürüp 'Ey Allah'ın Rasûlü! Kız kardeşimin (şu) oğlunun çok ağrısı (rahatsızlığı) var.' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, başımı sıvazladı ve benim için bereket diledi (bana hayır duada bulundu). Sonra abdest aldı. Ben de onun abdest suyundan (geri kalanını) içtim. Sonra arkasında durdum da omuzlarının arasındaki çadır düğmesi (veya keklik yumurtası) gibi Peygamberlik mührüne baktım."
Açıklama: Senedde "Cuayd" şeklinde yazılan râvinin ismi tashih olmalı. Çünkü konuyla ilgili diğer rivayetlerde isim "Ca'd" şeklinde geçmektedir. Bkz. M006087-2, B006352
Bize İshak, ona Halid b. Abdullah, ona Halid, ona da İkrime, İbn Abbas’ın şöyle anlattığını rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav), ziyaret etmek üzere bir hastanın evine gitmişti. Hastaya 'Üzülme, bu hastalık inşallah günahların için kefarettir' buyurdu. Adam ise 'Aksine, yaşlı bir hastayı alev alev yakan ve onu kabre doğru sürükleyen (ölümcül) bir sıtmadır' dedi. Hz. Peygamber (sav) de 'Peki, öyle olsun o zaman' buyurdu."
Bize Amr b. Abbas, ona Abdurrahman, ona Süfyân, ona da Muhammed b. Münkedir, Cabir’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "(Hastalığım sırasında) Hz. Peygamber (sav) beni ne katıra ne de ata binmiş olarak değil, (yürüyerek) ziyarete gelmişti."
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya, ona Hişâm, ona da babası, Âişe’nin şöyle anlattığını rivayet etmiştir: "Hastalığı sırasında bazı kimseler Hz. Peygamber’i (sav) ziyaret etmek üzere yanına geldiler. Hz. Peygamber (sav) onlara oturarak namaz kıldırdı, onlar da ayakta dikilerek ona uydular ve namaza başladılar. Hz. Peygamber (sav) hemen onlara 'Oturunuz' diye işaret etti. Namazı bitirince de 'İmama uymak gerekir. O, rükuya eğildiğinde siz de rüku yapınız. Rükudan kalktığında siz de başınızı kaldırınız. İmam oturarak namaz kılıyorsa siz de namazınızı oturarak kılınız' buyurdu." [Ebu Abdullah el-Buhari, (hocası) Humeydî’nin şöyle dediğini nakletmiştir: Bu hadis mensûhtur. Çünkü Hz. Peygamber'in (sav) son kıldırdığı namazda, kendisi oturarak, cemaat ise arkasında ayakta dikilerek namazlarını kılmışlardır.]
Bize Mekki b. İbrahim, ona Cu’ayd, ona Ayşe bt. Sa’d, ona da babası Sa’d şöyle rivayet etti: Ben, Mekke’de çok ağır bir hastalığa yakalanmıştım. Peygamber (sav) beni ziyaret etmek üzere (evime) geldi. Ona “Ey Allah’ın peygamberi! Ben (ölürsem) geriye büyük bir mal bırakıyorum. Halbuki ben geriye bir tek kız evladından başka mirasçı bırakmış değilim. Bu yüzden ben malımın üçte ikisini vasiyet ediyorum, ona da üçte birini bırakıyorum, dedim. Peygamber (sav) “Hayır. (Bu olmaz)” dedi. Ben Öyleyse yarısını vasiyet edeyim, kalan yarısını da (miras) bırakayım! dedim. Peygamber (sav) yine “Hayır!” buyurdu. Ben üçte birini vasiyyet edeyim de kızıma üçte ikisini bırakayım, dedim. Peygamber (sav) "Üçte biri (vasiyet et.) Üçte bir de çoktur" buyurdu. Sonra elini alnıma koydu. Ardından elini yüzüm ve karnım üzerine sürüp sıvazladı. Daha sonra da “Allah’ım! Sa’d’a şifa ver ve ona hicretini tamam eyle!” diye dua etti. O’nun el sürmesinin ciğerim üzerinde duran soğukluğunu zannediyorum şu ana kadar hissetmekte devam ettim.