Bize (Übeydullah), ona da Hz. Âişe şöyle demiştir:
Hz. Peygamber (sav) yarı baygın bir şekilde hasta iken ona ilaç içirmeye yeltendik, O da bize kendisine ilaç vermememizi işaret buyurdu. Ancak biz, bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Hz. Peygamber ayılınca "bana ilaç içirmemenizi size emretmedim mi?" dedi. Biz yine bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Bana ilaç verirken burada olmayan Abbas hariç hane halkının hepsi benim gözümün önünde bu ilaçtan içecek" buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17822, B005712
Hadis:
قَالَ وَقَالَتْ عَائِشَةُ لَدَدْنَاهُ فِى مَرَضِهِ ، فَجَعَلَ يُشِيرُ إِلَيْنَا ، أَنْ لاَ تَلُدُّونِى . فَقُلْنَا كَرَاهِيَةُ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ . فَلَمَّا أَفَاقَ قَالَ « أَلَمْ أَنْهَكُمْ أَنْ تَلُدُّونِى » . قُلْنَا كَرَاهِيَةَ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ . فَقَالَ « لاَ يَبْقَى فِى الْبَيْتِ أَحَدٌ إِلاَّ لُدَّ - وَأَنَا أَنْظُرُ - إِلاَّ الْعَبَّاسَ فَإِنَّهُ لَمْ يَشْهَدْكُمْ » .
Tercemesi:
Bize (Übeydullah), ona da Hz. Âişe şöyle demiştir:
Hz. Peygamber (sav) yarı baygın bir şekilde hasta iken ona ilaç içirmeye yeltendik, O da bize kendisine ilaç vermememizi işaret buyurdu. Ancak biz, bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Hz. Peygamber ayılınca "bana ilaç içirmemenizi size emretmedim mi?" dedi. Biz yine bunu hastanın ilâçtan hoşlanmaması şeklinde yorumladık. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Bana ilaç verirken burada olmayan Abbas hariç hane halkının hepsi benim gözümün önünde bu ilaçtan içecek" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
Hastalık, Hz. Peygamber, hastalığı
Tedavi, tedavi olmak
Bize Ârim, ona Hammâd, ona Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Talha ile Enes b. Nadr, Enes ibn Mâlik'e dağlama tedavisi uygulamışlar ve dağlamayı Ebu Talha bizzat kendi eliyle yapmıştır.
Abbâd b. Mansur der ki: Bize Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes b. Mâlik şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Ensâr'dan bir hane halkına zehirli hayvanların zehrinden ve kulak ağrısından korunmak üzere rukye (okuyup üflemek) yoluyla tedaviye izin vermiştir.
Yine Enes der ki: Rasulullah (sav) hayatta iken zatülcenp hastalığından dolayı bana dağlama tedavisi yapıldı. Ebu Talha, Enes b. Nadr ve Zeyd b. Sabit benim bu tedavimde hazır bulundu, Ebu Talha dağlamayı yaptı.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17831, B005721
Hadis:
حَدَّثَنَا عَارِمٌ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ قَالَ قُرِئَ عَلَى أَيُّوبَ مِنْ كُتُبِ أَبِى قِلاَبَةَ ، مِنْهُ مَا حَدَّثَ بِهِ وَمِنْهُ مَا قُرِئَ عَلَيْهِ ، وَكَانَ هَذَا فِى الْكِتَابِ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أَبَا طَلْحَةَ وَأَنَسَ بْنَ النَّضْرِ كَوَيَاهُ ، وَكَوَاهُ أَبُو طَلْحَةَ بِيَدِهِ . وَقَالَ عَبَّادُ بْنُ مَنْصُورٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ أَبِى قِلاَبَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَذِنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَهْلِ بَيْتٍ مِنَ الأَنْصَارِ أَنْ يَرْقُوا مِنَ الْحُمَةِ وَالأُذُنِ . قَالَ أَنَسٌ كُوِيتُ مِنْ ذَاتِ الْجَنْبِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَىٌّ ، وَشَهِدَنِى أَبُو طَلْحَةَ وَأَنَسُ بْنُ النَّضْرِ وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ ، وَأَبُو طَلْحَةَ كَوَانِى .
Tercemesi:
Bize Ârim, ona Hammâd, ona Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Talha ile Enes b. Nadr, Enes ibn Mâlik'e dağlama tedavisi uygulamışlar ve dağlamayı Ebu Talha bizzat kendi eliyle yapmıştır.
Abbâd b. Mansur der ki: Bize Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes b. Mâlik şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Ensâr'dan bir hane halkına zehirli hayvanların zehrinden ve kulak ağrısından korunmak üzere rukye (okuyup üflemek) yoluyla tedaviye izin vermiştir.
Yine Enes der ki: Rasulullah (sav) hayatta iken zatülcenp hastalığından dolayı bana dağlama tedavisi yapıldı. Ebu Talha, Enes b. Nadr ve Zeyd b. Sabit benim bu tedavimde hazır bulundu, Ebu Talha dağlamayı yaptı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 26, 2/448
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebû Kilabe Abdullah b. Zeyd el-Cermî (Abdullah b. Zeyd b. Amr b. Nâtil b. Malik b. Ubeyd)
3. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
4. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
5. Ebu Numan Muhammed b. Fadl es-Sedûsî (Muhammed b. Fadl)
Konular:
Tedavi, hastalıkları tedavi etmek
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
Tedavi, Rukye, tedavi şekilleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17816, B005706
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ شُعْبَةَ قَالَ حَدَّثَنِى حُمَيْدُ بْنُ نَافِعٍ عَنْ زَيْنَبَ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ - رضى الله عنها - أَنَّ امْرَأَةً تُوُفِّىَ زَوْجُهَا فَاشْتَكَتْ عَيْنَهَا ، فَذَكَرُوهَا لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَذَكَرُوا لَهُ الْكُحْلَ ، وَأَنَّهُ يُخَافُ عَلَى عَيْنِهَا ، فَقَالَ « لَقَدْ كَانَتْ إِحْدَاكُنَّ تَمْكُثُ فِى بَيْتِهَا فِى شَرِّ أَحْلاَسِهَا - أَوْ فِى أَحْلاَسِهَا فِى شَرِّ بَيْتِهَا - فَإِذَا مَرَّ كَلْبٌ رَمَتْ بَعْرَةً ، فَلاَ ، أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا » .
Tercemesi:
Bize Musedded, ona Yahya, ona Şu‘be, ona Humeyd b. Nafi‘, ona Zeyneb, ona da Ümmü Seleme (r.anha) şöyle demiştir:
Kocası vefat eden bir kadın gözünden rahatsızlandı. Durumu Rasulullah’a (sav) anlattılar ve ona sürme çekilmesinden, aksi halde gözünün zarar görebileceğinden bahsettiler. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"İçinizden biri (cahiliye döneminde) en kötü elbiselerinin içinde, evinin en kuytu köşesinde aylarca durur, bir köpek geçse ona bir parça dışkı fırlatırdı. Hayır! Bu kadın dört ay on gün (iddet bekler)."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 18, 2/445
Senetler:
()
Konular:
Boşanma, iddet müddeti
Süslenme, Sürme, göze sürme çekmek
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ عَنْ جَدِّهِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « الْحُمَّى مِنْ فَوْحِ جَهَنَّمَ ، فَابْرُدُوهَا بِالْمَاءِ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17835, B005726
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ عَنْ جَدِّهِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « الْحُمَّى مِنْ فَوْحِ جَهَنَّمَ ، فَابْرُدُوهَا بِالْمَاءِ » .
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Ebu Ahves, ona Saîd b. Mesrûk, ona Abâye b. Rifâ'a, ona da dedesi Râfi' b. Hadîc'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Humma (ateşli hastalık) cehennemin şiddetli hararetindendir. Onu su ile serinletiniz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 28, 2/448
Senetler:
()
Konular:
Hastalık, Hz. Peygamber döneminde
Hitabet, sembolik anlatım
Tedavi, su ile
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17814, B005704
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ الْغَسِيلِ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرًا عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « إِنْ كَانَ فِى شَىْءٍ مِنْ أَدْوِيَتِكُمْ شِفَاءٌ فَفِى شَرْطَةِ مِحْجَمٍ أَوْ لَذْعَةٍ بِنَارٍ ، وَمَا أُحِبُّ أَنْ أَكْتَوِىَ » .
Tercemesi:
Bize Ebu Velîd Hişam b. Abdülmelik, ona Abdurrahman b. Süleyman b.Gasîl, ona Asım b. Ömer b. Katade, ona da Câbir'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Tedavi türlerinizden birisinde şifa varsa, bu hacamatta veya ateşle dağlamadadır. Fakat ben ateşle dağlanmayı sevmiyorum."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 17, 2/444
Senetler:
()
Konular:
HZ.PEYGAMBER DÖNEMİNDEKİ ARAÇ-GEREÇLER
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
Tedavi, tedavi olmak
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17819, B005709
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Yahya b. Saîd, ona Süfyân, ona Musa b. Ebu Âişe, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da İbn Abbâs ve Aişe şöyle demiştir:
"Ebu Bekir (ra) Hz. Peygamber (sav) vefat ettiğinde (yüzünü açıp) Peygamber'i öpmüştür."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, irtihali
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17820, B005710
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Yahya b. Saîd, ona Süfyân, ona Musa b. Ebu Âişe, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da İbn Abbâs ve Aişe şöyle demiştir:
"Ebu Bekir (ra) Hz. Peygamber (sav) vefat ettiğinde (yüzünü açıp) Peygamber'i öpmüştür."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, irtihali
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17821, B005711
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ أَبِى عَائِشَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَعَائِشَةَ:
"أَنَّ أَبَا بَكْرٍ - رضى الله عنه - قَبَّلَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Yahya b. Saîd, ona Süfyân, ona Musa b. Ebu Âişe, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da İbn Abbâs ve Aişe şöyle demiştir:
"Ebu Bekir (ra) Hz. Peygamber (sav) vefat ettiğinde (yüzünü açıp) Peygamber'i öpmüştür."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, irtihali
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17826, B005716
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَبِى الْمُتَوَكِّلِ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أَخِى اسْتَطْلَقَ بَطْنُهُ . فَقَالَ "اسْقِهِ عَسَلاً." فَسَقَاهُ . فَقَالَ إِنِّى سَقَيْتُهُ فَلَمْ يَزِدْهُ إِلاَّ اسْتِطْلاَقًا . فَقَالَ "صَدَقَ اللَّهُ وَكَذَبَ بَطْنُ أَخِيكَ." تَابَعَهُ النَّضْرُ عَنْ شُعْبَةَ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Cafer, ona Şu‘be, ona Katâde, ona Ebu Mütevekkil, ona da Ebu Sa‘îd (ra) şöyle dedi:
Bir adam Nebi’nin (sav) yanına gelerek, 'Kardeşimin ishal oldu' dedi. Rasulullah (sav) ona, "Ona bal şerbeti içirin" buyurdu. Adam ona bal şerbeti içirdi. Sonra gelip, 'Ona bal şerbeti içirdim ama ishalden başka bir şey artmadı' dedi. Rasulullah (sav) ona, "Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı ise yalan söyledi" buyurdu.
Bu hadisi, Nadr da Şu‘be’den rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 24, 2/447
Senetler:
()
Konular:
Tedavi, tedavi olmak
Yiyecekler, Bal, pekmez
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17823, B005713
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ أَخْبَرَنِى عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ أُمِّ قَيْسٍ قَالَتْ دَخَلْتُ بِابْنٍ لِى عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ أَعْلَقْتُ عَلَيْهِ مِنَ الْعُذْرَةِ فَقَالَ "عَلَى مَا تَدْغَرْنَ أَوْلاَدَكُنَّ بِهَذَا الْعِلاَقِ عَلَيْكُنَّ بِهَذَا الْعُودِ الْهِنْدِىِّ ، فَإِنَّ فِيهِ سَبْعَةَ أَشْفِيَةٍ ، مِنْهَا ذَاتُ الْجَنْبِ يُسْعَطُ مِنَ الْعُذْرَةِ ، وَيُلَدُّ مِنْ ذَاتِ الْجَنْبِ." فَسَمِعْتُ الزُّهْرِىَّ يَقُولُ بَيَّنَ لَنَا اثْنَيْنِ وَلَمْ يُبَيِّنْ لَنَا خَمْسَةً . قُلْتُ لِسُفْيَانَ فَإِنَّ مَعْمَرًا يَقُولُ أَعْلَقْتُ عَلَيْهِ . قَالَ لَمْ يَحْفَظْ أَعْلَقْتُ عَنْهُ ، حَفِظْتُهُ مِنْ فِى الزُّهْرِىِّ . وَوَصَفَ سُفْيَانُ الْغُلاَمَ يُحَنَّكُ بِالإِصْبَعِ وَأَدْخَلَ سُفْيَانُ فِى حَنَكِهِ ، إِنَّمَا يَعْنِى رَفْعَ حَنَكِهِ بِإِصْبَعِهِ ، وَلَمْ يَقُلْ أَعْلِقُوا عَنْهُ شَيْئًا .
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah, ona da Ümmü Kays şöyle demiştir:
Bir oğlumu, boğaz hastalığı (uzr) sebebiyle boynuna bir şey bağlayıp Rasulullah’ın (sav) yanına götürdüm. Rasulullah (sav) bana şöyle dedi:
"Çocuklarınızı bu bağla boğazlarından neden bağlarsınız? Ûd-i hindî kullanın. Çünkü onda yedi çeşit şifa vardır. Bunlardan biri zatü’l-cenb hastalığıdır. Uzr hastalığı için buruna damlatılır, zatü’l-cenb için de ağızdan alınır."
ez-Zührî’nin şöyle dediğini işittim: 'Bize bu yedi şifadan ikisini açıkladı, beşini açıklamadı.'
Süfyan’a dedim ki: Muhakkak ki Ma‘mer ‘a'laktü aleyhi’ şeklinde söylüyor. Süfyan dedi ki: O, ‘a'laktü anhü’ lafzını ondan doğru olarak nakletmemiştir; ben bunu ez-Zührî’nin ağzından ‘‘a'laktü anhü’ lafzı olmadan işittim. Süfyan, çocuğun damağının parmakla ovuşturularak kaldırıldığını tarif etti ve parmağını kendi damağına koyarak gösterdi. O, ‘üzerine bir şey asın’ diye söylemedi, dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tıb 21, 2/446
Senetler:
()
Konular:
KTB, TIBB-I NEBEVİ
Tedavi, Hz. Peygamber döneminde Tedavi şekilleri,
Tedavi, Şifalı Bitkiler
Tedavi, tedavi olmak