Giriş

Bize Musa b. İsmail, ona Abdülvahid, ona Asım, ona İbn Sîrîn'in kızı Hafsa şöyle rivayet etmiştir: Enes b. Mâlik (ra) bana “Kardeşin Yahya neden öldü?” diye sordu. Ben de ona “Taundan öldü” diye cevap verdim. Bunun üzerine Enes şöyle dedi: Rasûlullah (sav) "taun hastalığından vefat etmek, her Müslüman için şehitlik sebebidir" buyurdu.


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الطَّاعُونُ شَهَادَةٌ لِكُلِّ مُسْلِمٍ

    Öneri Formu
17841 B005732 Buhari, Tıp, 30

Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, Ma'mer ve Yunus, ona Zührî, ona Übeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Hz. Peygamber'in zevcesi Âişe (ra) şöyle demiş­tir: Rasulullah'ın (sav) hastalığı ağırlaşıp da ağrısı şiddetlendiği zaman, benim odamda bakılmak üzere diğer hanımlarından izin istedi. On­lar da izin verdiler. Ondan sonra Peygamber, bir tarafında Abbâs, diğer tarafında bir zât olduğu hâlde ayaklarını yerde sürüyerek çıktı. Ubeydullah der ki: Ben İbn Abbâs'a Âişe'nin bu "Diğer bir zât" sözünü haber verdim, o da bana “Sen Âişe'nin ismini söylemediği o diğer kişinin kim olduğu­nu biliyor misin?” dedi. Ben “Hayır, bilmiyorum” dedim. İbn Abbâs “O zât, Ali'dir” dedi. Âişe der ki: Hz. Peygamber (sav), onun evine girip de ağrısı şiddet­lendikten sonra "üzerime ağız bağları çözülmedmiş yedi kırba su dökün, böy­lelikle belki (biraz rahatlayıp) insanlara vasiyette bu­lunabilirim" buyurdu. Âişe der ki: Bunun üzerine kendisini, zevcesi Hafsa'ya ait bir leğen içine oturttuk ve bize "yeter" diye işaret edene kadar bu kırbaların suyunu üzerine dökmeye başladık. Âişe der ki: Ondan sonra çıkıp insanlara na­maz kıldırdı ve onlara hitap etti.


    Öneri Formu
17824 B005714 Buhari, Tıp, 22

Bize Ârim, ona Hammâd, ona Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir: Ebu Talha ile Enes b. Nadr, Enes ibn Mâlik'e dağlama tedavisi uygulamışlar ve dağlamayı Ebu Talha bizzat kendi eliyle yapmıştır. Abbâd b. Mansur der ki: Bize Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da Enes b. Mâlik şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Ensâr'dan bir hane hal­kına zehirli hayvanların zehrinden ve kulak ağrısından korunmak üzere rukye (okuyup üflemek) yoluyla tedaviye izin vermiştir. Yine Enes der ki: Rasulullah (sav) hayatta iken zatülcenp hastalı­ğından dolayı bana dağlama tedavisi yapıldı. Ebu Talha, Enes b. Nadr ve Zeyd b. Sabit benim bu tedavimde hazır bulundu, Ebu Tal­ha dağlamayı yaptı.


    Öneri Formu
17829 B005719 Buhari, Tıp, 26

Bize Hafs b. Ömer, ona Şu'be, ona Habib b. Ebu Sabit, ona İbrahim b. Sa'd, Usame b. Zeyd'in, Sa'd'a şöyle dediğini aktarmıştır: Peygamber (sav) "Bir yerde veba hastalığı çıktığını duyduğunuz zaman, oraya girmeyiniz. Sizin bulunduğunuz yerde veba hastalığı çıkarsa, sakın oradan çıkmayınız" buyurdu. Ben (İbrahim b. Sa'd'a) “sen, Usame'nin bu hadisi Sa'd'a aktardığını işittin ve Sa'd'ın da bunu yadırgamadığına şahit oldun mu?” diye sordum, o da “evet” dedi.


    Öneri Formu
17837 B005728 Buhari, Tıp, 30

Bize İmran b. Meysere, ona İbn Fudayl, ona Husayn, ona da Âmir şöyle demiştir: İmran b. Husayn’ın (r.anhumâ) “Rukye tedavisi, ancak göz değmesinden ve zehirli (hayvan sokmasın)dan olur” dedi. Ben de bunu Saîd b. Cübeyr’e söyleyince, o şöyle dedi: İbn Abbas bize rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bana ümmetler gösterildi, bir nebi ve iki nebi beraberlerinde bir topluluk ile birlikte, bir diğer nebi beraberinde hiç kimse olmadığı halde geçiyordu, sonunda bana büyük bir kalabalık gösterildi. Ben, “bu ümmetim mi?” dedim. “Bu, Musa ve kavmidir” diye cevap verildi. Ardından “Şu ufka bak” denildi. Ufku dolduran bir karartı gördüm. Sonra semanın ufuklarında “şuraya da bak, şuraya da bak” denildi. Ufku dolduran kalabalık bir karartı gördüm. “İşte, senin ümmetin budur. Bunlardan yetmiş bin kişi hesaba çekilmeden cennete gireceklerdir” denildi.” Sonra (Allah Rasulü) onlara bir açıklama yapmadan içeri girdi. Orada bulunanlar söze daldılar ve “biz Allah’a iman eden, Rasulü’ne uyan kimseleriz, onlar bizler olmalıyız ya da İslam geldikten sonra doğan çocuklarımızdır. Çünkü biz cahiliye döneminde dünyaya gelmiştik” dediler. Bu söyledikleri Nebi’ye (sav) ulaşınca, dışarı çıktı ve şöyle buyurdu: “Onlar Rukye ile tedavi olmayanlar, bir şeylerin uğursuzluğuna kapılmayanlar, yaralarını dağlamayanlar ve Rablerine tevekkül edenlerdir” buyurdu. Bu sefer Ukkâşe b. Mihsan, “ben onlardan birisi miyim? Ey Allah’ın Rasulü” dedi. Hz. Peygamber (sav) “Evet” buyurdu. Bir başkası daha kalkarak “Ben onlardan mıyım”, diye sordu. Allah Rasulü: “Bu hususta Ukkâşe senden öne geçti” buyurdu."


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: لاَ رُقْيَةَ إِلاَّ مِنْ عَيْنٍ أَوْ حُمَةٍ

    Öneri Formu
285893 B005705-2 Buhari, Tıp, 17

Bize Hüseyin, ona Ahmed b. Meni, ona Mervân b. Şucâ, ona Sâlim el-Eftas, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbâs şöyle demiştir: "Şifa şu üç şeydedir: Bal şerbeti, hacamat, ateşle dağlama. Fakat ben üm­metime ateşle dağlamayı yasakladım." İbn Abbâs bu hadisi merfu olarak (Hz. Peygamber'e (sav) dayandırarak) şöyle nakletmiştir: Bize el-Kummî, ona Leys, ona Mücahid, ona da İbn Abbâs'ın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Şifa, balda ve hacamattadır."


    Öneri Formu
17785 B005680 Buhari, Tıp, 3

Bize Affân, ona Selim b. Hayyân, ona Saîd b. Mînâ, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Hastalıkta bulaşıcılık, eşya, baykuş ve Safer ayında uğursuzluk yoktur. Fakat cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi kaç."


    Öneri Formu
17817 B005707 Buhari, Tıp, 19

Bize Said b. Ufeyr, ona Yakub b. Abdurrahman el-Kârî, ona Ebu Hâzim, ona da Sehl b. Saîd es-Sâidî şöyle demiştir: Rasulullah'ın (sav) başındaki miğferi parçalandığı ve yüzü kanayıp arka dişi kırıldığında Ali, kalkan ile su getiriyor, Fatıma da Hz. Peygamber'in (sav) yarasını yıkıyordu. Hz. Fatıma suyun kanı artırdığını görünce bir hasır alıp onu yaktı, yaraya bastırdı ve böylece kan durdu.


    Öneri Formu


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ

    Öneri Formu
17832 B005723 Buhari, Tıp, 28


    Öneri Formu
17869 B005753 Buhari, Tıp, 43