28500 Kayıt Bulundu.
Bize Yahya, ona İbn Aclân, ona Ebu’z-Zinâd, ona el-A’rec, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber (s.a.v.)’den rivayet etmiştir: “Kendisini yaralayarak öldüren kimse, cehennemde de kendisini yaralar. Kendisini uçurumdan atan, cehennemde de kendisini uçurumdan atar. Kendisini boğan, cehennemde de kendisini boğar.”
Açıklama: Hadis sahih isnad ise kavîdir. İbn Aclân sadûktur ve mütâbi'dir.
Bize Vekî’, ona A’meş, ona Ebu Sâlih, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber (sav)den rivayet etmiştir: "Kim zehir içerek kendini öldürürse, cehennem ateşi içinde sonsuza kadar zehir içer. Kim kendini bir demir parçasıyla öldürürse, cehennem ateşi içinde elindeki demiri sonsuza kadar karnına sokar durur. Kim yüksek bir dağdan kendini atarak intihar ederse, cehennem ateşi içinde sonsuza kadar uçuruma yuvarlanır durur."
Bize Muhammed İbn Ca'fer, ona Şu’be, ona Süleyman, ona Zekvân, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber (s.a.v.)'den rivayet etmiştir: “Kim kendini bir demir parçasıyla öldürürse, cehennem ateşi içinde elindeki demirle sonsuza kadar karnını deşer durur. Kim yüksek bir dağdan kendini atarak intihar ederse, cehennem ateşi içinde sonsuza kadar uçuruma yuvarlanır durur.”
Açıklama: Hadis sahih olup isnad zayıftır. أَبو جَعْفَرٍ meçhûldür. Bununla beraber mütâbi' dir.
Açıklama: Hadis sahih isnad hasendir. Hasen olması مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرٍو 'dan dolayıdır. İsnaddaki diğer raviler sika olup kendisi hasenü'l-hadis'tir. Hadis diğer tarikleri ve destekleyenleriyle birlikte sahihtir. Kültürümüzde hadisler projesini ilgilendiren kısım: أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا
Açıklama: Mekhûl (مَكْحُولٍ) Ebû Hureyre'den hadis işitmemiştir. مَنْصُور بْن أُذَيْنٍ den yalnızca عَبْدُ الْعَزِيزِ بن أبي سلمة hadis rivâyet etmiştir. Ahmed b. Hanbel bu hadiste yalnız kalmıştır.
Açıklama: İsnad Ebû Belc dolayısıyla hasendir. Onun ismi Yahyâ b. Ebî Süleym'dir.
Açıklama: Hadis sahih olup isnad hakkında hüküm olmayıp açıklama yapılmıştır. فَزَارَةُ بْنُ عمر'dan Ahmed b. Hanbel'den başkası rivâyette bulunmamıştır. Ebû Zür'a el-Irâkî 'bilmiyorum' (لا أعرفه) demiştir.