Bize Kuteybe b. Said, ona Leys; T
Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ebu Hayr, ona da Abdullah b. Amr şöyle rivayet etmiştir: Hz. Ebu Bekir; ya Rasulullah Bana namazda okuyabileceğim bir dua öğretebilir misiniz dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "şöyle dua et" buyurdu:
"Allah'ım! Kendime büyük haksızlık ettim. Günahları sadece sen bağışlarsın. O halde lütfunla beni de bağışla! Bana merhamet et! Şüphesiz sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin."
[Kuteybe, rivayetinde "كَبِيرًا" ifadesi yerine "كَثِيرًا" ifadesini kullanmıştır.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12878, M006869
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ ح
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِى حَبِيبٍ عَنْ أَبِى الْخَيْرِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ أَبِى بَكْرٍ أَنَّهُ قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"عَلِّمْنِى دُعَاءً أَدْعُو بِهِ فِى صَلاَتِى" قَالَ:
"قُلِ اللَّهُمَّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى ظُلْمًا كَبِيرًا - وَقَالَ قُتَيْبَةُ كَثِيرًا - وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ فَاغْفِرْ لِى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِى إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys; T
Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ebu Hayr, ona da Abdullah b. Amr şöyle rivayet etmiştir: Hz. Ebu Bekir; ya Rasulullah Bana namazda okuyabileceğim bir dua öğretebilir misiniz dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "şöyle dua et" buyurdu:
"Allah'ım! Kendime büyük haksızlık ettim. Günahları sadece sen bağışlarsın. O halde lütfunla beni de bağışla! Bana merhamet et! Şüphesiz sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin."
[Kuteybe, rivayetinde "كَبِيرًا" ifadesi yerine "كَثِيرًا" ifadesini kullanmıştır.]
Açıklama:
İlgili duanın Arapçası:
Allahümme! İnnî zalemtü nefsî zulmen kebîran (veya kesîran); ve lâ yeğfiru'z-zünûbe illâ ente, fe'ğfirlî! Verhamnî! İnneke ente'l-ğafûru'r-rahîm."
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6869, /1113
Senetler:
1. Ebu Bekir es-Sıddîk (Abdullah b. Osman b. Amir b. Amr b. Ka'b)
2. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
3. Ebu Hayr Mersed b. Abdullah el-Yeznî (Mersed b. Abdullah)
4. İbn Ebu Habib Yezid b. Kays el-Ezdî (Yezid b. Süveyd)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
6. Ebu Abdullah Muhammed b. Rumh et-Tücibî (Muhammed b. Rumh b. Muhacir b. Muharrar)
Konular:
Dua
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12855, M006855
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ سَمِعْتُ أَبَا إِسْحَاقَ يُحَدِّثُ عَنِ الأَغَرِّ أَبِى مُسْلِمٍ أَنَّهُ قَالَ أَشْهَدُ عَلَى أَبِى هُرَيْرَةَ وَأَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ أَنَّهُمَا شَهِدَا عَلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ:
"لاَ يَقْعُدُ قَوْمٌ يَذْكُرُونَ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ إِلاَّ حَفَّتْهُمُ الْمَلاَئِكَةُ وَغَشِيَتْهُمُ الرَّحْمَةُ وَنَزَلَتْ عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ وَذَكَرَهُمُ اللَّهُ فِيمَنْ عِنْدَهُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Ebu İshak, ona da Ebu Müslim el-Egar şöyle rivayet etti: Ben Ebu Hureyre ve Ebu Said'i Hudrî aleyhine şehadet ederim ki, kendileri Peygamber'in (sav) öyle buyurduğuna şehadet etmişlerdir:
"Bir kavim Allah'ı (ac) zikir için otururlarsa, onları melekler kuşatırlar, rahmet kaplar, üzerlerine sekinet iner ve onları Allah kendi nezdindekilere anar."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6855, /1111
Senetler:
()
Konular:
Zikir, mahlukatın Allah'ı zikretmesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12858, M006857
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا مَرْحُومُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ عَنْ أَبِى نَعَامَةَ السَّعْدِىِّ عَنْ أَبِى عُثْمَانَ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ خَرَجَ مُعَاوِيَةُ عَلَى حَلْقَةٍ فِى الْمَسْجِدِ فَقَالَ مَا أَجْلَسَكُمْ قَالُوا جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ. قَالَ آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلاَّ ذَاكَ قَالُوا وَاللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلاَّ ذَاكَ. قَالَ أَمَا إِنِّى لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ تُهْمَةً لَكُمْ وَمَا كَانَ أَحَدٌ بِمَنْزِلَتِى مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقَلَّ عَنْهُ حَدِيثًا مِنِّى وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَلَى حَلْقَةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ:
"مَا أَجْلَسَكُمْ." قَالُوا جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ وَنَحْمَدُهُ عَلَى مَا هَدَانَا لِلإِسْلاَمِ وَمَنَّ بِهِ عَلَيْنَا. قَالَ:
"آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلاَّ ذَاكَ." قَالُوا وَاللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلاَّ ذَاكَ. قَالَ:
"أَمَا إِنِّى لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ تُهْمَةً لَكُمْ وَلَكِنَّهُ أَتَانِى جِبْرِيلُ فَأَخْبَرَنِى أَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يُبَاهِى بِكُمُ الْمَلاَئِكَةَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Merhum b. Abdülaziz, ona Ebu Neâme es--Sa'dî, ona Ebu Osman, ona da Ebu Said Hudrî şöyle rivayet etti: Muaviye Mescidde bir halkanın yanma çıktı da sizi (buraya) ne oturttu diye sordu. Allah'ı zikretmek için oturduk dediler. Allah aşkına mı; sizi ancak bu mu oturttu dedi. Vallahi bizi ancak bu oturttu, cevabını verdiler. Beri bakın, ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Rasulullah'tan (sav) benden daha az hadîs rivayet etmek hususunda benim mertebemde hiçbir kimse yoktur. Gerçekten Rasulullah (sav) ashabından müteşekkil bir halkanın yanma çıktı da "sizi (buraya) ne oturttu" diye sordu. Ashab; Allah'ı zikretmeye, bizi İslâm'a hidâyet buyurduğu ve onlunla bize imtihanda bulunduğu için ona hamd etmeye oturduk dediler.
"Allah aşkına mı? Sizi ancak bu mu oturttu" buyurdu. Vallahi bizi ancak bu oturttu dediler.
"Beri bakın! Ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Lâkin şu var ki; bana Cibril geldi de Allah'ın (ac) sizinle meleklere iftihar ettiğini haber verdi" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6857, /1111
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, Cebraille ilişkisi
Zikir, mahlukatın Allah'ı zikretmesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12869, M006864
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ حَدَّثَنَا يَزِيدُ - يَعْنِى ابْنَ زُرَيْعٍ - حَدَّثَنَا التَّيْمِىُّ عَنْ أَبِى عُثْمَانَ عَنْ أَبِى مُوسَى أَنَّهُمْ كَانُوا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُمْ يَصْعَدُونَ فِى ثَنِيَّةٍ - قَالَ - فَجَعَلَ رَجُلٌ كُلَّمَا عَلاَ ثَنِيَّةً نَادَى لاَ إِلَهَ إِلاَ اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ - قَالَ - فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّكُمْ لاَ تُنَادُونَ أَصَمَّ وَلاَ غَائِبًا." قَالَ فَقَالَ:
"يَا أَبَا مُوسَى - أَوْ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ - أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى كَلِمَةٍ مِنْ كَنْزِ الْجَنَّةِ." قُلْتُ مَا هِىَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ:
"لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Kamil Fudayl b. Hüseyin (el-Cahderî), ona (Ebu Muaviye) Yezid b. Zürey' (el-Ayşî), ona (Ebu Mu'temir Süleyman b. Tarhân) et-Teymî, ona da Ebu Osman en-Nehdî, Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî'nin şöyle dediğini rivayet etti: Onlar (Ebu Musa ve arkadaşları) Rasulullah'la (sav) birlikte, bir dağ yoluna çıktılar. -Ebu Musa dedi ki-: Bir adam bir tepeye çıktıkça; Allah'tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür, diye nida etmeye başladı. Bunun üzerine Peygamber (sav); "siz sağır veya gaibe seslenmiyorsunuz" buyurdu. Ve ilave etti:
"Ey Ebu Musa! veya Ey Abdullah b. Kays! Sana cennet hazinelerinden bir kelime göstereyim mi?" Ben; nedir o ya Rasulullah dedim.
"Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6864, /1112
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Osman en-Nehdî (Abdurrahman b. Mül b. Amr b. Adiy b. Vehb)
3. Ebu Mu'temir Süleyman b. Tarhân et-Teymî (Süleyman b. Tarhân)
4. Ebu Muaviye Yezid b. Zürey' el-Ayşî (Yezid b. Zürey' b. Yezid)
5. Ebu Kamil Fudayl b. Hüseyin el-Cahderî (Fudayl b. Hüseyin b. Talha)
Konular:
Allah İnancı, Allah'ın kudreti
Allah İnancı, Allah'ın kulu ile ilişkisi
Dua, dua etme adabı
İman, Esasları, Allah'a İman
Zikir, mahlukatın Allah'ı zikretmesi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ قَالَ سَمِعْتُ الأَغَرَّ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ ابْنَ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّى أَتُوبُ فِى الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12861, M006859
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ قَالَ سَمِعْتُ الأَغَرَّ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ ابْنَ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّى أَتُوبُ فِى الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Gunder, ona Şube, ona Amr b. Mürre, ona da Ebu Bürde şöyle rivayet etti: Ben Eğar'dan dinledim -ki bu zat Peygamber'in (sav) ashabındandı- İbn Ömer'den şöyle rivayet etti: Rasulullah (sav); "ey insanlar, Allah'a tövbe edin! Çünkü ben ona günde yüz defa tövbe ederim" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6859, /1111
Senetler:
()
Konular:
KTB, TEVBE, İSTİĞFAR
حَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ فِى هَذَا الإِسْنَادِ.
[عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ قَالَ سَمِعْتُ الأَغَرَّ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ ابْنَ عُمَرَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّى أَتُوبُ فِى الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ."]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12862, M006860
Hadis:
حَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ فِى هَذَا الإِسْنَادِ.
[عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ قَالَ سَمِعْتُ الأَغَرَّ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ ابْنَ عُمَرَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّى أَتُوبُ فِى الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ."]
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası; (T)
Bize İbn Müsenna, ona Ebu Davud ve Abdurrahman b. Mehdî, onlara da Şube'den bu isnadda rivayette bulunmuşlardır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6860, /1111
Senetler:
()
Konular:
KTB, TEVBE, İSTİĞFAR
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12865, M006861
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ يَعْنِى سُلَيْمَانَ بْنَ حَيَّانَ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ ح
وَحَدَّثَنِى أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ حَدَّثَنَا حَفْصٌ - يَعْنِى ابْنَ غِيَاثٍ - كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ ح
وَحَدَّثَنِى أَبُو خَيْثَمَةَ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ تَابَ قَبْلَ أَنْ تَطْلُعَ الشَّمْسُ مِنْ مَغْرِبِهَا تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Halid (Süleyman b. Hayyan); (T)
Bize İbn Nümeyr, ona Ebu Muaviye; (T)
Bize Ebu Said el-Eşec, ona Hafs -İbn Gıyas-, onlara Hişam; (T)
Bana Ebu Hayseme, ona Züheyr b. Harb, ona İsmail b. İbrahim, ona Hişam b. Hassan, ona Muhmmed b. Sirin, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "her kim güneş battığı yerden doğmazdan önce tövbe ederse, onun tövbesini kabul eder" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6861, /1111
Senetler:
()
Konular:
KTB, TEVBE, İSTİĞFAR
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ عَنْ أَبِيهِ حَدَّثَنَا أَبُو عُثْمَانَ عَنْ أَبِى مُوسَى قَالَ بَيْنَمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ نَحْوَهُ.
[أَنَّهُمْ كَانُوا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُمْ يَصْعَدُونَ فِى ثَنِيَّةٍ - قَالَ - فَجَعَلَ رَجُلٌ كُلَّمَا عَلاَ ثَنِيَّةً نَادَى لاَ إِلَهَ إِلاَ اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ - قَالَ - فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّكُمْ لاَ تُنَادُونَ أَصَمَّ وَلاَ غَائِبًا." قَالَ فَقَالَ: "يَا أَبَا مُوسَى - أَوْ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ - أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى كَلِمَةٍ مِنْ كَنْزِ الْجَنَّةِ." قُلْتُ مَا هِىَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ: "لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ."]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12871, M006865
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ عَنْ أَبِيهِ حَدَّثَنَا أَبُو عُثْمَانَ عَنْ أَبِى مُوسَى قَالَ بَيْنَمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ نَحْوَهُ.
[أَنَّهُمْ كَانُوا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُمْ يَصْعَدُونَ فِى ثَنِيَّةٍ - قَالَ - فَجَعَلَ رَجُلٌ كُلَّمَا عَلاَ ثَنِيَّةً نَادَى لاَ إِلَهَ إِلاَ اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ - قَالَ - فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّكُمْ لاَ تُنَادُونَ أَصَمَّ وَلاَ غَائِبًا." قَالَ فَقَالَ: "يَا أَبَا مُوسَى - أَوْ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ - أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى كَلِمَةٍ مِنْ كَنْزِ الْجَنَّةِ." قُلْتُ مَا هِىَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ: "لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ."]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdula'lâ, ona Mu'temir, ona babası, ona Ebu Osman, ona da Ebu Musa şöyle rivayet etti: Bir defa Rasulullah'tan (sav) buna benzer bir şey söylemiştir.
Ve ravi yukarıdaki hadis gibi rivayette bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6865, /1112
Senetler:
()
Konular:
Fakir, Yoksul, Fakir ve yoksullar
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12883, M006871
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِى بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَدْعُو بِهَؤُلاَءِ الدَّعَوَاتِ
"اللَّهُمَّ فَإِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ وَفِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْفَقْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ اللَّهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَاىَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِى مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَبَاعِدْ بَيْنِى وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ فَإِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine İbn Nümeyr, ona Hişam, ona babası, ona da Aişe şöyle rivayet etti: Rasulullah (sav) şu dualarla dua ederdi:
"Allah'ım! Ben cehennemin fitnesinden ve cehennemin azabından, kabrin fitnesinden ve kabrin azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Mesih-i( Deccal fitnesinin şerrinden de sana sığınırım. Allah'ım! Benim günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka! Kalbimi beyaz elbiseyi kirden pakladığın gibi günahlardan pakla! Benimle günahlarımın arasını mağrîb ve meşrik arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Allah'ım! Ben sana tembellik, ihtiyarlık, günah ve borçtan da sığınırım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zikir ve'd-dua ve't-tevbe ve'l-istiğfâr 6871, /1113
Senetler:
()
Konular:
Dua, duanın kader ile ilişkisi
Hz. Peygamber, duaları
KTB, KADER
Tembellik, tembellikten, miskinlikten kaçınmak