Meşhur ismi
Adı
Derecesi
Güvenirliliği
Doğum Yılı
Vefat Yılı
Yaşadığı
Yerler
Rivayetleri
-
3. Sıra (2)
Bükeyr b. Abdullah b. Eşec ile aynı tabakadan olup her ikisi de İbn Abbas'ın mevlâsı Küreyb'den rivayette bulunmuştur. Ancak Bükeyr et-Tâî; İbn Abbas'ın, tezyesi Meymune'nin yanında kaldığı ve gece vakti Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte namaz kıldığına dair rivayetiyle bilinmektedir.
Sahabî
- 50
Medine, Hayber
Hz. Safiye bt. Huyey, milâdî 610 yılında Medine’de doğmuştur. Babası, Medine’deki üç Yahudi kabilesinden biri olan Benî Nadîr’in reisi Huyey b. Ahtab, annesi ise diğer bir Yahudi kabilesi olan Beni Kureyza’ya mensup olan Berre bt. Semev’el’dir. Hz. Mûsâ’nın kardeşi Hârûn b. İmrân’ın soyundan gelen Lâvey b. Ya‘kub’un torunlarındandır. Bu bakımdan hem anne hem baba tarafından Yahudi soyuna mensuptur. (Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, s. 686). Asıl adı Zeynep olup, çocuğu olmamasına rağmen geleneğe uyarak “Ümmü Yahyâ” künyesini almıştır. (İbn Hacer, Fetḥu’l-bârî, IV, 814)
Babası Huyey, Medine’den sürgün edildikten sonra Hayber’e yerleşmiş ve orada Mekkeli müşriklerle Benî Kurayza Yahudilerini Müslümanlar aleyhinde kışkırtmaya devam etmiştir. Benî Kurayza Yahudileri ihanetten dolayı cezalandırılırken o da öldürülmüştür. (Özçelik, Esra, Hz. Peygamber’in Eşi Hz. Safiye, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Elazığ, 2018, s. 20.)
Hayber’in fethi sırasında (Safer 7/Temmuz 628) kocası öldürülen Safiyye esir alınmış, esirlerin taksiminde Dihye b. Halîfe’ye verilmiştir. Ancak Benî Nadîr ve Benî Kurayza’nın hanımefendisi olduğu için Hz. Peygamber (sav)’den başkasına verilmesinin uygun olmayacağı belirtilmiş, bunun üzerine Dihye’ye başka bir cariye verilerek Safiyye, Hz. Peygamber (sav)’in hissesine ayrılmıştır. Araplar arasında ganimetin hükümdara ayrılan en kıymetli payına “safiyy” denildiğinden, ona da “Safiyye” ismi verilmiştir. (Hatırlı, Büşra Sultan, İslâm’a Davet Sürecinde Hz. Peygamber’in Eşleri ve Konumları, Yüksek Lisans Tezi, Tokat, 2024, s. 58.)
Hz. Peygamber (sav), Safiyye’ye Müslüman olması halinde kendisiyle evleneceğini, aksi halde serbest bırakıp ailesine göndereceğini bildirmiştir. Safiyye’nin İslâmiyet’i kabul etmesi üzerine onu âzat etmiş, özgürlüğünün de mehri olduğunu ifade etmiştir. Hayber’den Medine’ye dönüş yolunda bir konak yerinde nikâhları kıyılmıştır. (DİA, “Safiyye”)
Hz. Safiyye, akıllı, faziletli, ibadete düşkün, yumuşak huylu, cesur ve cömert bir hanım olarak tanınmıştır.
Hz. Safiyye’den yaklaşık olarak on hadis nakledilmiştir. Hayızlı kadından vedâ tavafının düşeceği (Buhârî, “Ḥayıż”, 27; “Ḥac”, 34, 129) ve suizanna sebep olacak davranışlardan sakınmak gerektiğini belirten rivayetler bunlardandır (Buhârî, “İtikâf”, 8, 11, 12).
Hz. Safiyye, Hicrî 50 (Ekim 670) veya 52 (Eylül 672) yılında Medine’de vefat etmiştir. Cenaze namazını Muâviye b. Ebû Süfyân veya Saîd b. Âs kıldırmış ve Bakī Mezarlığı’na defnedilmiştir. (DİA, “Safiyye”)
- 44
Medine, Mekke, Habeşistan
Ümmü Habîbe (r.anha), İslâmiyet’ten yaklaşık on yedi yıl önce doğmuştur. Babası Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden ve bir dönem reisliğini de yapmış olan Ebû Süfyân b. Harb, annesi ise Safiyye bt. Ebü’l-Âs b. Ümeyye b. Abdüşems’tir. Ümmü Habîbe (r.anha)’nin soyu, Hz. Peygamber (sav)’in soyu ile dedeleri Abdümenâf’ta birleşmektedir.Ümmü Habîbe (r.anha), İslâm’ın ilk yıllarında iman etmiş, inancı uğruna pek çok sıkıntıya katlanmış faziletli hanımlardan biridir. O, eşiyle birlikte Habeşistan’a hicret etmiş, ancak burada ağır bir imtihanla karşılaşmıştır. Kocası Habeşistan’da dinden dönmüş (irtidat etmiş) ve Hristiyan olmuştur. Ümmü Habîbe (r.anha) ise bütün bu baskılara ve yalnızlığa rağmen imanından taviz vermemiş, eşinden bu sebeple ayrılmış ve gurbette, kimsesiz bir şekilde hayatına devam etmek zorunda kalmıştır. Hamile olduğu bir dönemde böyle ağır bir imtihanla karşı karşıya kalması, onun imanındaki sebatı ve sağlam duruşunu açıkça göstermektedir.Ümmü Habîbe (r.anha)’nin bu sabrı, metaneti ve uğradığı haksızlıklar, onun daha sonra Hz. Peygamber (sav) ile evlenmesine vesile olmuştur. Hicretin 6. veya 7. yılında (628–629), Hz. Peygamber (sav), Amr b. Ümeyye ed-Damrî’yi iki mektupla Habeşistan’a göndermiştir. Bu mektuplardan biri Habeşistan hükümdarı Necâşî Ashame’yi İslâm’a davet etmek, diğeri ise Ümmü Habîbe (r.anha)’ye kendi adına dünürlük yapmasını istemek içindi. Hz. Peygamber (sav), aynı zamanda Ümmü Habîbe (r.anha) ile birlikte Habeşistan’da bulunan Müslümanların Medine’ye gönderilmesini de talep etmiştir.Bu teklifi öğrenen Ümmü Habîbe (r.anha) büyük bir sevinç yaşamıştır. Nikâh, Hz. Peygamber (sav) adına Necâşî’nin vekâletiyle kıyılmış ve bu evlilik gıyabî nikâh şeklinde gerçekleşmiştir. Babası Ebû Süfyân o sırada henüz Müslüman olmadığı için velâyetine başvurulmamıştır. (Şâfiî, V, 8, 15) Bu evlilik, fıkhî açıdan da önem taşımakta ve gıyabî nikâhın caiz olduğuna dair ümmete bir örnek teşkil etmektedir.Ebû Süfyân’ın bu evliliğe çok öfkelenmesi beklenirken, haberi aldığında Hz. Peygamber (sav) için, “O reddedilmeyecek biridir.” demesi, bu evliliği benimsediğini göstermiştir. Bu olay, onun İslâm’a yaklaşmasına da zemin hazırlamıştır. Nitekim İbn Abbas, “Olur ki Allah, düşman olduğunuz kimselerle aranızda bir sevgi meydana getirir” meâlindeki âyetin (el-Mümtehine 60/7) bu hadise üzerine indiğini söylemiştir. (Şevkânî, V, 214)Kaynaklarda Ümmü Habîbe (r.anha)’nin faziletli, vakarlı ve üstün ahlâklı bir hanım olduğu ifade edilmektedir. (Fazlurrahman, İslâm Tarihi / Siyer Çalışmaları, s. 224; Tekin, II, 1972) O, son derece ihlâslı, heyecanlı ve samimi bir Müslümandı. İnancı uğruna her şeyini geride bırakması, Habeşistan’da yalnız kalması ve bütün bunlara sabırla katlanması, onun güçlü şahsiyetini ortaya koymaktadır. Ayrıca kendisine Hz. Peygamber (sav)’in evlilik teklifini müjdeleyen Ebrehe’ye hiç tereddüt etmeden hediye vermesi, onun nezaketini ve cömertliğini göstermektedir.Kaynaklarda Ümmü Habîbe (r.anha)’nin ebelik yaptığına dair yalnızca bir bilgi yer almakta, Dâvûd b. Âsım b. Urve’nin ebesi olduğu ifade edilmektedir.Ümmü Habîbe (r.anha), hadis rivayeti bakımından Hz. Peygamber (sav)’in hanımları arasında Hz. Âişe ve Ümmü Seleme’den sonra gelmektedir. Bakī b. Mahled’in el-Müsned’inde onun 65 hadis rivayet ettiği belirtilmiş, Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde ise 43 rivayeti yer almıştır. (Ahmed b. Hanbel, VI, 325-328, 425-428)Hz. Peygamber (sav) ile yaklaşık dört yıl evli kalan Ümmü Habîbe (r.anha)’nin rivayet ettiği hadisler daha çok ibadet hayatına ve günlük yaşama dair konuları kapsamaktadır. Onun rivayet ettiği hadislerde şu konular yer almaktadır: Misvak kullanmak, müezzine iştirak, öğle namazının sünnetlerinin fazileti, günde on iki rek‘at nafile namaz, tek elbise ile namaz, mescid yaptırmanın sevabı, ihrama girerken koku sürünmek, hanımların Müzdelife’den erken ayrılması, oruçlu iken hanımını öpmek, hayız hâlinde karı-koca ilişkisi, dili korumak, içkinin haram oluşu, helâkin niyetlere göre gerçekleşmesi, kötülükler yayılınca helâkin kaçınılmaz olması, ümmetin birbirinin kanını dökmesi, kervanda zil bulundurmak, evlenmeye gücü yetmeyenler, Hz. Peygamber (sav) ile Ümmü Habîbe (r.anha)’nin nikâhı, sütkardeşin kızıyla evlenmenin haram oluşu, cennetteki eş ve ölen akraba için yas konularıdır.Ümmü Habîbe (r.anha), kardeşi Muâviye b. Ebî Süfyân’ın hilâfeti döneminde, hicrî 44 / milâdî 664 yılında, yaklaşık olarak yetmiş yaşlarındayken vefat etmiştir. Cenaze namazını Mervân kıldırmış ve Bakî Mezarlığı’na defnedilmiştir.
-
7. Sıra (1)
Râvi hakkındaki bilgi oldukça sınırlıdır. Buharî, Sahih'inde kendisinden bir hadis kaydetmiş (bk. B007355) ve onu "Hammad b. Humeyd bizim arkadaşımızdır, bize bu hadisi nakletmiştir" ifadeleriyle tanıtmıştır.
-
2. Sıra (1)
Ravi hakkında bilgi oldukça sınırlıdır. İbn Mace, Sünen'inde ondan bir hadis nakletmiştir (bk. İM004117).